.... Halk'ın ne kadar tutarsız ve mantıksız davrandığını görüyorum. Öfkeyle bir araya gelip, eyleme geçme içgüdüsüyle yanıp tutuşurken, ilkel bir ritme uyup bir anda her şeyi unutuveriyorduk. Bir arada yaşayan sosyal insanlardık. Yine de bu tür olaylar bizi memnun ediyordu. Bu gülüşme toplantısı, bir bakıma günümüzün insanlarının düzenlediği milli ve uluslararası toplantılara benziyor. Ancak Genç Dünya'nın Halk'ı konuşamıyordu. Ne zaman bir araya gelsek kargaşa çıkıyor, sonra bu kargaşadan da ritim birliği doğuyordu. Bu ritim, yeni oluşmaya başlayan sanatın temelleriydi.