Bu kitap (aslında bir tiyatro oyunu), beni hiç beklemediğim kadar derinden etkiledi. Beckmann adında bir asker var, savaş bitmiş ama onun içindeki fırtına hâlâ dinmemiş. Eve dönüyor ama ev dediği yer artık ona ait değil. Ne ailesi, ne toplum, ne de kendi geçmişi onu geri istemiyor gibi. Kapılar bir bir yüzüne kapanıyor.
Okurken sürekli düşündüm: Bir insan savaştan döndüğünde fiziksel olarak hayatta kalmış olabilir, ama ya içi? Ya ruhu? Borchert, bunu öyle sade ve vurucu bir şekilde anlatmış ki bazı yerlerde durup cümlelerin ağırlığını sindirmek gerekti.
Beckmann’ın yalnızlığı, “Ben buraya ait değilim” hissi o kadar tanıdık geldi ki… Sadece savaş görmüş biri değil, hayatta kendini dışlanmış ya da unutulmuş hisseden herkes Beckmann’da kendinden bir parça bulabilir.
Kısa bir metin ama uzun süre etkisinden çıkamayacaksınız. Özellikle savaşın sadece bombalarla değil, insanların ruhunda da büyük yıkım bıraktığını görmek isteyen herkese tavsiye ederim. Kapıların DışındaWolfgang Borchert