Dopamin sistemimizi öyle bir hack'lediler ki etrafımızda peşinden koşulması gereken tonlarca uydurma ihtiyaç var. O nedenle sürekli koşuyoruz. Hatta bu duruma o kadar alıştırıldık ki artık amaç bir yere ulaşmak değil sadece koşmak olmuş. Kaç yaşında olursanız olun bu kadar yorgun hissetmenizin temel nedeni koşmak. Bu kadar koşup da varış noktasına ulaşamamak gerçekten insanı fazlasıyla tüketen bir durumdur.
Hayat ne kadar hızlı geçiyor değil mi? Sanki her yeni gün dünden biraz daha kısaymış gibi. Sonra bir de o his var. Neyse ki sadece ara sıra ortaya çıkıyor ama yine de fazlasıyla can sıkıcı. Bir şeyleri eksik ya da yanlış yapmış hissetmenizden bahsediyoruz. Oysa diğer insanlar ne kadar mutlu ve başarılı. (...) bu durum öyle bir hissiyat yaratır ki beyninizin içinde bir karadelik varmış ve her şeyi yutuyormuş gibi hissedersiniz.
Ne kadar derine giderseniz o kadar nefessiz kalırsınız. O nedenle güvenli bir yere kadar dalıp sonra hemen ''rutin'' denen yüzeye çıkarsınız. Çünkü rutinler ve etrafına çizdiğimiz konfor alanları rahat nefes alabileceğiniz yerlerdir.