Günün öyle bir ânı vardır ki görüşümüz bulanıklaşır: Akşam alacasıdır bu an. Işık ve karanlık birbirine kavuşur, hiçbir şey ne tamamen aydınlıktır ne de tamamen karanlık. İnanç geleneklerinin çoğunda bu an kutsal kabul edilir. Katolik geleneği bizden akşamın altısında Ave Maria okumamızı ister. Keçuva geleneğinde, öğleden sonra rastladığımız arkadaşımızla gurup vaktinde de birlikte olacak olursak, her şeye yeniden başlamamız ve ona yeniden, “İyi akşamlar,” dememiz gerekir. Akşam alacasında, insan ile gezegen arasındaki denge sınavdan geçer. Tanrı, Yerküre’nin dönmeye cesareti olup olmadığını anlamak için ışık ile karanlığı birbirine karıştırır. Yerküre karanlıktan korkmazsa gece geçer ve Güneş ertesi gün yeniden parlar.
Sayfa 77·Kitabı okudu
Senin ipek çorabın içinde bir ruh varsa bunu benim avucum anlar. Onunla başka türlü bir temas ve muhabere vasıtası bilmiyorum. Belki diz kapağının da bir ruhu var. Ruh, ruh... Yürürken belin bir kıvrılışı... Oradan bir seyyale geçiyor şüphesiz... Fakat o bende aynı cinsten bir seyyale arıyor. Sen boyadığın ve süslediğin vücudunla bende hangi duyguya hitap ediyorsan ondan cevap alıyorsun. İskarpinin açık penceresi önünde oturan ve seyredilmekten hoşlanan topuğun benden merhamet mi istiyor? Kâinatın sırlarına ait düşünceler mi istiyor? Milli heyecan mı istiyor? Ruh,ruh... Ne istiyor bu dekolte ayak benden? Bugün sokaklarda dizkapağına kadar açılan kadın bacakları hangi budalada Aristo'nun mantığına, Eflatun'un idelerine, Leibniz'in monadına dair fikirler uyandırır? Göğsünüzde zıp zıp sıçrattığınız yuvarlaklar Bach'ın Ave Maria'sını mı söylüyor, Süleyman Dede'nin mevlidini mi?
Sayfa 76·Kitabı okudu
Alıntı
AVÉ-MARIA Rüzgâr tersine esiyor.. Niçin? Eski günler geri mi gelecek? Kımıldıyor kozasında böcek Bildiği hayata doğmak için. Neden içimize doldu vehim? Ah ümit, ümit yollar boyunca.. Düşünmez mıydı akşam olunca Hacer'in kollarında İbrahim
Sayfa 149 - Kapra Yayıncılık·Kitabı okudu
Şiir
- Bende... Bir ruh yok mu? - Fakat sen ve bütün kadınlar, bize evvela ruhunuzu değil, bacağınızı gösteriyorsunuz Şimdi bacağını göstermek ve beğendirmek bile ayıp değil. Senin ipek çorabın içinde bir ruh varsa bunu benim avucum anlar. Onunla başka türlü bir temas ve muhabere vasıtası bilmiyorum. Belki diz kapağının da bir ruhu var. Ruh, ruh... Yürürken belin bir kıvrılışı... Oradan bir seyyale geçiyor şüphesiz... Fakat o bende aynı cinsten bir seyyale arıyor. Sen boyadığın ve süslediğin vücudunla bende hangi duyguya hitap ediyorsan ondan cevap alıyorsun. İskarpinin açık penceresi önünde oturan ve seyredilmekten hoşlanan topuğun benden merhamet mi istiyor? Kainatın sırlarına ait düşünceler mi istiyor? Milli heyecan mı istiyor? Ruh, ruh... Ne istiyor bu dekolte ayak benden? Bugün sokaklarda dizkapağına kadar açılan kadın bacakları hangi budalada Aristo'nun mantığına, Eflatun'un idelerine, Leibnizin monadına' dair fikirler uyandırır? Göğsünüzde zıp zıp sıçrattığınız yuvarlaklar Bach'ın Ave Maria' sını mı söylüyor, Süleyman Dede'nin mevlidini mi?
Ötüken Yayınları
Ave Maria
Rüzgar tersine esiyor.. Niçin? Eski günler geri mi gelecek? Kımıldıyor kozasında böcek Bildiği hayata doğmak için.
Sayfa 174 - Türkiye İş Bankası·Kitabı okudu
Alıntı
AVE MARIA Rüzgâr tersine esiyor... Niçin? Eski günler geri mi gelecek? Kımıldıyor kozanda böcek Bildiği hayata doğmak için. Neden içimize doldu vehim? Ah ümit, ümit yollar boyunca... Düşünmez miydi akşama olunca Hacer'in kollarında İbrahim