Kitapta "İnsanlar kendi kirli ilişkilerini büyük bir soğukkanlılık ve aymazlıkla sürdürürken, benim masum ve meşru ilişkilerimi sorgulama hakkını kendilerinde nasıl buluyorlar" demiş. Ama bir kadının giyim kuşamını, hayat tarzını eleştirirken o***pu kelimesini kullanarak, bunu yadırgamayan erkekleri aptal ahmak yerine koyarak eleştiri sınırlarını aşmıştır. Üstelik İslam'ı her cümlesinde vurgulayan bir kişilik çizmiştir. İslam'ın neresinde bir kadının saçı açık diye bu kelimeyi hakettiği yazılıdır, diye soramadan duramıyor insan. Madem din savunuldu bu kitapta, madem dinine bu şekilde sarılmış bir görüntü çizildi, bu kelimeler bu ithamlar yakışır mı hakiki bir dindar yazara. Kitabı dikkatli okuyan birisi yazarın kendi içinde bir sürü yerde çelişkiye düştüğünü görecektir. Örnek vermek gerekirse; televizyon bizi kültürümüzden aslımızdan soyutlamak için icat edildi demiş ama sonraki satırlarda oturmuş televizyon izlediğinden bahsetmiş. Madem bilinçli bir kişisin o zaman kendin de izleme. Niye izliyorsun? Kendisi yaşayınca Allah bizi affetsin, başkası yaşayınca çakma dindar, cahil aptal insanlar oluyor yazara göre. Kitapta kendisi otuz yaşında, dul ve bir de çocuğu var kahramanın. Bu kişi 18 yaşındaki kızı seviyor. Bunda ne var demiş. Sen kendi kızını dul ve çocuklu 30 yaşında (kızından 12 yaş büyük) kendin gibi bir adama verir miydin? Hayata kendi penceresinden bakıyor. Aksi düşünenler ahmak aptal. Kitabın kattığı tek şey okumanın kişiye olan etkisidir. Başka bir şey yok, kitabı tavsiye etmem kesinlikle.