Muhittin Deliduman

Muhittin Deliduman
Dilemmasının arafında
Lawyer İstanbul barosu
MÜHF
İstanbul
30 Mayıs
33 okur puanı
Kasım 2020 tarihinde katıldı
9/10
·200 syf.··
2022 12. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2022 18:56
Kitap, bir tez çalışmasının kitaplaştırılmasıdır. 93 harbi 1877-78 yıllarında gerçekleşmişken 1930'lara kadar Nene Hatun'un ve sağ kalabilen diğer Name hatun ve Yaşar baba ve diğer Erzurum halkı gibi düşmana satırla, tırpanla müdafaada bulunan kişilerin değerleri bilinmemiştir. Bu kişiler yine sefalet içinde yaşamaya devam etmişlerdir. Cüzi maaş bağlanması isteminde bulunmuşlar ancak kabul görmemiş. Mesela yaşar baba bir asırlık yaşına rağmen geçimini ve torunlarının iaşesinin temini için hamallık yapmış ve taşıdığı yükün altında ezilerek vefat etmiş. Ne acı. Name hatun da aynı şekilde fakirlik içinde olan hayatını ömrünün hitamına kadar sürdürmüştür. Nene hatun en son sağ kalan kişidir. Nene hatunun farkedilmesi ancak 1950'li yıllarda mümkün olmuştur. Neredeyse bir asır sonra farkedilmiş. Geç gelen şöhret gibi.. Bundan öncesi sefalet içinde geçmiştir. Kitabın sonlarda belli kısımları klişe olarak farklı kişilerle yapılan röportajlarla ilerlemiştir, burası biraz sıkıcı ancak kitap genelde zevkli ve kahraman bir şahsiyeti öğretiyor bizlere.
Tarih
Nene HatunAkın Aktaş · ETÜ Yayınevi · 20196 okunma
Reklam
3/10
·280 syf.··
2022 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Mart 2022 00:00
Kitap "dış güçler, düşmanlar, komplolar, büyük oyunlar" gibi kalıplar üzerinden anlatım yapmış ve genellikle de (aksi olanlar vardır, sunulan delili delilden sayma da olabilir) anlatılanların herhangi bir mesnedi olmayıp uçuk durumlara değinilmiştir. Kısaca komplo teorilerinin bol olduğu bir kitaptır. Gündemi takip eden, tarihe vakıf kişiyi bezdirebilir. Bilgi eksikliği olanı ise aaa öyle miymiş cümlesini kurdurtup her önüne konulanı kabul ettirebilir. Tarafsız, objektif göremedim. Tavsiyem her şeye atlanılmamalı her şeye inanılmamalı. Ancak okuyucunun kitapta katıldığı yerler de olabilir. Göreceli...
Tarih
BaronlarAhmet Han · Lopus Yayıncılık · 2019430 okunma
9/10
·278 syf.··
Beğendi
·
2022 5. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2022 19:41
XIV. yüzyılda yazılmış tarih, sosyoloji, edebiyat, iktisat, devlet yönetimi, çocuk eğitimi vs. vs. daha nice konuları haiz çok kıymetli bir eserdir. Yazıldıktan itibaren bir kaç yüzyıl boyunca değer görmemiş ancak Osmanlı ve ardından batılı bilim adamlarının eseri incelemesi sonucunda "yazıldığı çağda -neden- değer görmediği" şaşkınlıkla karşılanmıştır. Pek çok düşünüre geçmişten ışık tutmuş bir eserdir.
Mukaddimeİbn-i Haldun · Yason Yayıncılık · 20191,728 okunma
9/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2022 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2022 00:36
Kitapta anlatılan şehirlere gidenler kitapta daha fazla bir şeyler bulabilir, daha merakla okuma yapabilir. Çünkü bu şehirleri ve geçmiş kültürlerini anlatıyor. Kitap bana göre; güzel bir yolculuk yaparken arada sırada yere senin için bırakılmış değerli bir şeyler bulma gibiydi. Kitapta ilerledikçe, aniden güzel bilgiler veriliyor, insana güzel şeyler katıyor.
Tarih
Beş ŞehirAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201914,2bin okunma
1/10
·440 syf.··
2022 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2022 00:00
Kitapta "İnsanlar kendi kirli ilişkilerini büyük bir soğukkanlılık ve aymazlıkla sürdürürken, benim masum ve meşru ilişkilerimi sorgulama hakkını kendilerinde nasıl buluyorlar" demiş. Ama bir kadının giyim kuşamını, hayat tarzını eleştirirken o***pu kelimesini kullanarak, bunu yadırgamayan erkekleri aptal ahmak yerine koyarak eleştiri sınırlarını aşmıştır. Üstelik İslam'ı her cümlesinde vurgulayan bir kişilik çizmiştir. İslam'ın neresinde bir kadının saçı açık diye bu kelimeyi hakettiği yazılıdır, diye soramadan duramıyor insan. Madem din savunuldu bu kitapta, madem dinine bu şekilde sarılmış bir görüntü çizildi, bu kelimeler bu ithamlar yakışır mı hakiki bir dindar yazara. Kitabı dikkatli okuyan birisi yazarın kendi içinde bir sürü yerde çelişkiye düştüğünü görecektir. Örnek vermek gerekirse; televizyon bizi kültürümüzden aslımızdan soyutlamak için icat edildi demiş ama sonraki satırlarda oturmuş televizyon izlediğinden bahsetmiş. Madem bilinçli bir kişisin o zaman kendin de izleme. Niye izliyorsun? Kendisi yaşayınca Allah bizi affetsin, başkası yaşayınca çakma dindar, cahil aptal insanlar oluyor yazara göre. Kitapta kendisi otuz yaşında, dul ve bir de çocuğu var kahramanın. Bu kişi 18 yaşındaki kızı seviyor. Bunda ne var demiş. Sen kendi kızını dul ve çocuklu 30 yaşında (kızından 12 yaş büyük) kendin gibi bir adama verir miydin? Hayata kendi penceresinden bakıyor. Aksi düşünenler ahmak aptal. Kitabın kattığı tek şey okumanın kişiye olan etkisidir. Başka bir şey yok, kitabı tavsiye etmem kesinlikle.
Bir Yobazın GünlüğüÖmer Faruk Dönmez · İz Yayıncılık · 2023921 okunma
Reklam