Hâlâ kayda değer bozgunlara uğradığımız doğru ancak bu yenilgiler karşısında, “Kusurlu dünyamızın işleyişi bu,” ya da “Tanrı böyle buyurmuş,” diyerek omuz silkmiyoruz artık. Aksine kıtlık, salgın ya da savaşlar kontrolümüzden çıktığında birilerinin sorumluluğunu yerine getirmediğini düşünüyor bir soruşturma komisyonu oluşturuyor ve bir daha aynı hataları tekrar etmeyeceğimizi söylüyoruz.
İçindeki boşluk duygusu açlıktan da susuzluktan da beter; bu boşluğu doldurabilmek için dünyanın ona verdiğinden daha fazla zamana ihtiyacı var. Duyguları doyurmak imkansız.
"..nefretin arkasında saklanan, insanların size vermediği şeylere duyduğunuz kıskançlık, sevgiye mesela ya da başkalarının olabildiği ama sizin olmadığınız şeylere. Bir şey yaratırsanız insanlar sizi kıskanırlar. Ne kadar yaratıcı olursanız o kadar çok düşmanınız olur. İnsanların yaratıcılığı arttıkça gerginlikler de artacak. Herkesin bir numara olmak istediği vahşi bir narsisizm dünyasında yaşıyoruz."
Tarih bize tekrar tekrar göstermiştir ki iktidarı ustaca kullanmayı bilenler, ancak aynı yeteneğe sahip olanlar tarafından yerinden oynatılabilirler ve bu da aynı sistemin sonsuza kadar sürüp gitmesine hizmet eder.