Yalnız kadın kendi benzerini yaratabiliyor; erkeğin bu süreçteki işlevi henüz bilinmiyordu.
Bu nedenle ailedeki soy zinciri babadan oğula değil, anadan kıza doğru sıralanıyordu.
Sabit siyah ayrılıktan
aldığım pay denk seninkine.
Neden ağlıyorsun? İyisi mi ver elini
ve söz ver bir düşte geri döneceğine.
…
Sen ve ben acıdan bir dağız, sen ve ben
bu dünyada bir daha hiç karşılaşmayacağız.
Hiç olmazsa gece yarıları
bir selam gönderebilsen yıldızlardan.
Anna Ahmatova
Söylenceler, özellikle genç ve kolay etkilenebilir olduğumuz dönemlerde, bizi belirli bir biçimde düşünüp kavramaya koşullandırarak, algılama yetimizi yönlendiren düşüncelerle buluşturur.
*Hangi söylenceyle büyüdüğün, kendini ve dünyayı nasıl gördüğünü belirler. Masallar masum değildir; hepsi bir görüşün taşıyıcısıdır.