Puan vermedi·380 syf.··
2026 58. kitabı
Kaçırılan küçük bir kız (Kathy), 15 ay sonra sabaha karşı yolda tek başına yürürken bulunuyor… Ailesine haber veriliyor, polisler ondan bilgi almak için bekliyor… ama Kathy hiç konuşmuyor. Yaşadığı travma yüzünden tamamen suskun. Herkes onun ne yaşadığını öğrenmeye çalışırken devreye çocuk terapisti Robin Hart giriyor. Ve Kathy’nin neler yaşadığı, neler gördüğü yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlıyor. Kathy konuşmuyor ama oyuncaklarla oynarken, bebek evinde sahneler kurarken, küçük hikâyeler yaratırken aslında korkunç şeyleri yeniden canlandırıyor. Ve bu sahneler gerçekten tüyler ürpertici. Asıl olay da Robin’in dikkati sayesinde başlıyor. Kathy’nin verdiği mesajların bir seri katilin zihnine açıldığını, işlenen cinayetleri hatta belki de işlenecek olanları temsil ettiğini fark ediyor. Beni kitapta en çok sinir eden şeylerden biri şu oldu: herkes Kathy’nin bulunmasına odaklanmış ama kimse onun ne yaşadığını gerçekten görmek istemiyor. Kasabanın tavrı sanki çocuk bunca zaman kayıpmış gibi değil de tatilden dönmüş gibi… Herkes eski Kathy’yi bekliyor. Bu yaşanılanları görmezden gelme hali gerçekten sinir bozucuydu. Robin tarafında ise ayrı bir sinir krizi var. Bir terapist olarak daha sağlam durmasını beklerken annesiyle olan o sağlıksız ilişkisi insani deli ediyor. Annesi tam anlamıyla yorucu, ilgi bağımlısı ve her şeyin merkezinde olmak isteyen bir karakter. Robin’in buna karşı koyamaması bana resmen terzi kendi söküğünü dikemezmiş dedirtti. Kitapta en sevdiğim kısım kesinlikle terapi seanslarıydı. Kathy’nin oyuncaklarla kurduğu o küçük dünyalar, başta sadece travmanın bir yansıması gibi duruyor. Ama detaylar açıldıkça işin aslında çok daha karanlık bir yere bağlandığını görüyorsun. O noktadan sonra tempo gerçekten yükseliyor. Sadece, Robin ve polisin oyuncaklardan
Please Tell MeMike Omer · Thomas and Mercer · 20232 okunma
7/10
·274 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2026 22:14
Okuma alışkanlığımı zorlayan okurken yer yer kopsam da oldukça güzel bir metindi. Vurucu detaylarla dolu bir kitap. Yazarın yazım dili böyle mi bilmiyorum. Başta kitabın dünyasına giremedim ama okudukça güzelleşti kitap benim için. Bu tarz yazmak eminim daha zahmetlidir. Ben kesinlikle beğendim teşekkürler Melih CanMelih Canşah
Ay KırıklarıPenelope Lively · Everest Yayınları · 2012106 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
Ay çooook güzeldi uzun zamandır okumak istediğim bir kitaptı bu yıl nasip oldu. Çok tatlı bir hikayesi var sonlarına doğru günlük 70-100 sayfa okumaya başladım hemencik bitti akıcı ve heyecanlı bir kitap. Bitirdikten hemen sonra da filmini izledim zaten filmi de çok estetik terapi gibi geldi.
Edebiyat & Roman
Aşk ve GururJane Austen · Koridor Yayıncılık · 201697,7bin okunma
2/10
·208 syf.··
2026 8. kitabı
Bir senedir terapi alıyorum. Bu terapi süreci, içimde çoğu zaman aşamadığım, kabullenemediğim ve beni derinden etkileyen konuları kapsıyordu. Bu konuların en başında da ölüm kavramı geliyordu. Bir insanın canlılığını yitirmesi düşüncesi benim için çok korkutucuydu ve bunu bir türlü aşamıyordum. Bir senenin sonunda, rastgele girdiğim bir kitapçıda bu kitabı aldım. Kapağını beğendim; adını ve arka yazısını okumadım bile. Sadece çok popüler olduğunu, “en iyi romanlardan biri” olarak önerildiğini biliyordum. Bu kitabı doğru zamanda mı okudum, emin değilim. Ama şunu biliyorum: Bundan üç ay önce okusaydım muhtemelen okuyamazdım. Ağlamaktan okuyamazdım. Çünkü şimdi bile okurken içim daraldı. Gözlerim zaman zaman doldu. Bazen nefesimi tuttuğumu fark ettim; sanki nefes almadan okuyormuşum gibi hissettim. Belki çoğu insan yazdıklarımı çok saçma bulabilir. Belki sizler ölüm kavramıyla daha barışıksınızdır. Belki sizin için ölüm, doğum gibi hayatın doğal bir parçasıdır. Ama ben özellikle anne-baba kavramı ile ölümü yan yana getiremiyorum. Aşabilmiş miyim? Hayır. Tam olarak aşamadığımı da bu kitap sayesinde fark ettim. Olsun. Canım sağ olsun. Bazı yaralar tamamen iyileşmez; sadece kabuk bağlar. Biz de bazen o kabuğu farkında olmadan kanatırız. Biraz acıtırız, biraz darbe alırız, biraz daha morarır. Ne zaman iyileşir, bilmiyorum. Ama sanırım şimdi bu kitabı gözümün önünden kaldırıp biraz nefes almam gerekiyor. Eğer benim gibi ölüm temasına karşı hassassanız, bu kitabı okumanızı kesinlikle tavsiye etmiyorum. Ama mazoşistliği seviyorsanız… okuyabilirsiniz.
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,2bin okunma
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 38. kitabı
“Kintsugi'de ağzınıza koyabileceğiniz güvenli Urushi kullanılıyordu. Onarım iz bıraksa da Japonya'da eskiden beri ortaya çıkan yeni manzaranın tadını çıkarma geleneği vardı. Çatlaklar ve kırıklar doğanın yarattığı şekillerdi. Oraya başka bir renk ekleyerek öncesinden farklı bir manzara elde ediliyordu.” Merhabalar Kitap sever dostlarım. İyi hisset serisini çok sevdim. Her ay bu seriyle ilgili kitaplar okumak çok keyif veriyor. Uzakdoğu edebiyatını sevmeye başladım. Öncelikle Kintsugi nedir? Hiç duydunuz mu? Kintsugi, adını Japonların kırılan seramikleri altınla onarma sanatı olan “kintsugi”den alır. Bu sanat, kusurları gizlemek yerine onları değerli kılmayı simgeler. Roman da tam olarak bu fikir üzerine kuruludur. Aslında kitabı okurken bir sanatın inceliğini ve üç kuşak kadının kırılma hikayesini okuyoruz. Roman, üç farklı kuşağa mensup kadının —bir büyükanne, bir anne (Yuuko) ve bir kız çocuk (Mao)— hikayesini merkeze alır. Hikaye, Kanazawa’nın geleneksel dokusunda, vernik (urushi) kokularının sindiği bir evde geçer. Hikaye ile sanatın uyumu çok iyiydi. Kırılan kendi yaşamlarında çatlakları onarmaya çalışırken Kintsugi sanat evi de kırılan şeylerin atılmadığı ve onarılmaya çalışıldığı bir sanat. Çok sevdim terapi gibi bir sanat. Kitabı genel okurken sıcak bir atmosfer ve sakinlikle okuyorsun. İster istemez iyi hissediyorsun. Yuuko’nun yaşadıkları ve kendini bırakmaması ve Mao’nun lise öğrencisi olup ve büyük annesi ile iletişimi ve sanatın inceliklerini öğrenmesi ve kendi yolunu çizmesi manidardı. Kitabın son cümlesi de beni çok etkiledi. Tavsiye ederim. Kitapla kalın.
Kintsugi EviHoshio Sanae · Athica Yayınları · 202643 okunma
"Gökyüzü, yolda kalmışların yol göstericisidir."
10/10
·130 syf.··
2026 3. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2026 00:27
Ayın dolunay halini izlemeyi, tefekkür etmeyi seven biri olarak böyle bir kitapla karşılaştığım için kendimi çok mutlu ve aynı zamanda şanslı hissediyorum. Elhamdülillah. Ayrıca bu okuma yolculuğumda yeni bir yazarla, yeni bir kalemle de tanışmanın heyecanını ve mutluluğunu yaşadığımı da belirtmek isterim. İşte böyle değerli yazarlarla ve o güzel kalemleriyle tanışınca kitap okumanın o eşsiz tadına daha çok varıyorum sanki. Yorumuma böyle bir giriş yaparak başladığıma göre kitabı ne kadar beğendiğimi tahmin etmişsinizdir diye düşünüyorum. "AY" ve "TERAPİ" bu iki kelimenin bir araya gelerek psikoloji de bir tedavi yöntemini oluşturması beni hiç şaşırtmadı kesinlikle. Çünkü ayın zaten böyle bir özelliği, böyle bir işlevi var. Sadece gerekli olan şey, doğru bir pencereden bakabilmek. Bu nasıl olacak peki? İşte onu da yazarımız çok güzel bir şekilde kurgulayıp, hikâyeleştirip biz okuyuculara sunmuş. Bir psikiyatristin ve farklı sorunlarla boğuşan danışanların arasında geçen konuşmalardan oluşan bu kitapta ay terapisiyle hayata farklı pencerelerden bakmanın ve tefekkür etmenin insan hayatında ne kadar önemli ve ne kadar elzem olduğunu bir kez daha görüyorsunuz.
Ay TerapisiMustafa Ulusoy · Kapı Yayınları · 20132,157 okunma