Hatice Ay

Hatice Ay
•mesleğini ve kitap okumayı seviyor
Öğretmen
Lisans
Bitlis
Adana
116 okur puanı
Ocak 2019 tarihinde katıldı

Hatice Ay

, bir kitap okudu
7/10
·378 syf.··
2025 2. kitabı
Alexis Carrel
7.9/10 · 693 okunma
Reklam
10/10
·287 syf.··
2025 1. kitabı
Cemil Meriç’in okuduğum ilk kitabıydı. Aslında hayran olup anlamaya anlamaya bitirdim kitabı. Sadece sonlarını biraz anladım diyebilirim. Cemil Meriç okumak herkesin harcı değilmiş demek. Onun kitaplarını bilgilenmek için okuyayım dedim ama bilemedim ki onun kitaplarını anlamak için önceden bilgiye sahip olmak gerekirmiş. Ki zaten onun kitapları bilgi değil şuur, kafa patlatma, yorumlama, okurken ter dökme kitaplarıymış. Bir sonraki okumam hangi kitabı olur ya da buna cesaret eder miyim bilmiyorum ama mutlaka okunması, tanınması, tartışılması gereken bir yazar . Bir kitap bitirdiğimde genelde #okudumbitti derim ama bu sefer öyle demicem. Okudum ama bitmedi gerçekten bitmedi.
MağaradakilerCemil Meriç · İletişim Yayıncılık · 20033,673 okunma

Hatice Ay

, bir kitap okudu
10/10
·287 syf.··
2025 1. kitabı
Cemil Meriç
8.8/10 · 3.673 okunma
7/10
·219 syf.··
Beğendi
·
2020 9. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2020 15:17
Nurettin Topçu’nun ailesi ve ilkokul yıllarından başlayıp ömrünün son yıllarına kadar hayatını anlatır. Tabi hayatını kaleme almış dediysek öyle ekmeğin yanında kuru soğan gibi kuru kuruya değil. Sağlık sorunlarından, çevresinden, yaşadıkları zorluklardan, yurtdışı eğitiminden , orta tanıştığı insanlardan, felsefelerinden, dönemin siyasi olaylarından ve daha neler neler. Özellikle yaşadığı dönemin 1.Dünya Savaşı yılları olması ve öylesi kabus gibi bir dönemde bile eğitime bu kadar değer verilmesi beni çok etkiledi. Cepheye gidemediği için arkadaşlarıyla eğitimlerini bir cephedeymiş gibi tamamlanmaları ülkelerine ne kadar bağlı olduklarını gösteriyor. Hatta Fransa’da iken bazen yurt ve pansiyonlara uğrar arkadaşalarına “Bugün Türkiye için ne yaptınız” diye sorardı. Ve devamında “ Beyler bizler buraya gezmeye , hoşça vakit geçirmeye gelmedik. Memleket bizden hizmet bekler.” diyerek geliş gayelerini bir kez daha kendine ve arkadaşlarına hatırlatırdı. Fransa’ da felsefe alanında doktora yapan ilk Türk genciydi. Ve oradaki hocalarını kendisine hayran bırakmış kendisi de bazı hocalarından çok etkilenmişti. Eğitimini yüksek dereceyle tamamladıktan sonra minnet borcunu ödemek için ülkesine dönme kararı alır ve hocaları gitmelerini istemez ve orada yeterince destek ve değer görmeyeceğini söylerler ancak Nurettin Topçu onları dinlemez ve ülkesine döner. Öğretmen olan Nurettin Topçu fikirlerinden dolayı menfaat sahiplerinin canını sıkar ve ordan oraya sürgün edilir . Ve hocalarının Fransa’da iken kendisine söylediği sözler aklına gelir ve ülkesi için hayıflanır durur. Kendisi çok derin bir maneviyata sahip olup Türkiye’de de bu arayış içine girer. Tabi en sevdiği şey de bir ağaç altına oturup ağaçları, kuşları, karıncaları, gökyüzünü tefekkür etmektir. Ayrıca kendisi
Nurettin TopçuEmin Işık · Dergâh Yayınları · 2019424 okunma
-Bu çocuğun bilyalarını Müzenin bahçesinde sen mi aldın? Pastzor usulca başını salladı. -Evet! -Kardeşin de yanında mıydı? -Evet! -Einstand mı yaptınız? -Evet! -Peki, siz benim Kızıl Gömleklilere bunu yasakladığımı , ufak çocukların oyuncaklarına el koyulmayacağını söylediğimi bilmiyor musunuz?
Reklam