mavi maviydi gökyüzü, bulutlar beyaz beyazdı, boşluğu ve üzüntüsü içinde ne garip yazdı. garip, güzel, sonra mahzun, ışıkla, yağmur beraber, bir türkü ki gamlı, uzun, ve sen gülünce açan güller. beyaz beyazdı bulutlar, gölgeler buğulu, derin; ah o hiç dinmeyen rüzgâr ve uykusu çiçeklerin. mor aydınlıkta bir çınar veya kestane dibinde; mahmur süzülen bakışlar ikindi saatlerinde. birden gülümseyen yüzün sabahların aynasında ve beni çıldırtan hüzün iki bakış arasında. kim bilir şimdi nerdesin? senindir yine akşamlar; merdivende ayak sesin rıhtım taşında gölgen var. Ahmet Hamdi Tanpınar
PERİYLE İMTİHAN
Önümde bomboş bir sayfa yazmamı bekliyor. Harfler aceleci, neye dönüşüp hangi ruhu canlandıracaklarını merakla bekliyorlar. Kalemim içindeki mürekkepten kurtulmak için fazla hevesli. Kısacası her şey olması gerektiği gibi. Ancak küçücük bir pürüz var, kafamın içi kurak çölden farksız, parmaklarım dermansız, ruhum yaşam alanından ayrı kalmış lotus çiçeğinden farksız. Ne vardı ki kaktüs olsaydım, ne kadar kurak olursam olsam her zaman bir su depom olsaydı. Ama suç bende değil, suç beni susuz bırakan ilham perimin suçu. Gelmiyor ne yapayım yani… Şu aralar aramız baya bir bozuk, anlaşamıyoruz. Onun bana ayak uydurması gerekiyorken ben ona uymaya çalışıyorum. Zaten bana anca bu kadar inatçı bir peri denk gelebilirdi. Neyse, moral bozmak yok, her şeye rağmen elime kalemi alıyorum ve bu işe artık bir nokta koyuyorum.
1000Kitap
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Seni düşünmeye ayırmışım bütün vakitleri, Kalemi elime aldım, sızmadı tek bir kelime. Gözlerim seni arıyor yollar boyu, caddeler boyu, Aynı ilçede, aynı semtte bulamıyorum izini. Buralarda değilsin, biliyorum. Yorgun argın okuldan döndüğümüz o akşamlar geliyor aklıma; Sen yola bakardın, ben sana, Sen müzik dinlerdin, ben seni izlerdim. Gözlerim yüzünü okşarcasına gezinirdi üzerinde. Biliyorum yoksun Ama kabullenemiyorum. Bir gün karşıma çıkacaksın ümidiyle Yaşıyorum, yürüyorum; batıyorum, çıkıyorum. Uyanıyorum, düşünüyorum, düşlüyorum. Merdivenleri çıkıyorum, Şairin "ağır ağır çıkacaksın" dediği merdivenler bunlar olsa gerek. Hafif bir rüzgâr esiyor, Eteklerim uçuyor. Sen bakıyorsun, Gülüyorsun Ve ben kaçıyorum; Gözlerinden kaçıyorum, Gülüşlerinden kaçıyorum, Bakışlarından kaçıyorum. Yolun sonuna geliyorum. Bir durak var merdivenlerin altında; Betondan bir boşluk. Bakanlar sadece o griliği görüyor, Bakanlar yağmuru görüyor, beton görüyor. Benim gördüğüm ağlayan bir kız,
Balkanlar babamdan mirassın bana Balkanları adım adım dolaşan adam… “Osmanlı geçmişini unutturmak istiyorlar.” Prof. Dr. Machiel Kiel Gezdim adım adım Balkanları Hepside bir tarih ve edebiyat köşesi Anlatır bana geçmişimi ve dedelerimi Yazarlar o güzel insanların hayatlarını Balkanlar hepside dedemin toprağı Tarihimizi unutmayalım Atalarımızı dedelerimizi okuyalım Unutturmasınlar bizlere ceddimizi Destanlar ile süsledik tarihimizi Biraz kitap biraz dergi okumak iyi olur İnsan can sıkıntısından kurtulur Osmanlıyı unutturmak istiyorlar Tarihi ile gurur duysun bu torunlar Tarihimiz okur gurur duyarsak Dedemizden miras bize bu toprak Bir osmanlı haritası aç önüne Küçüle küçüle geldik bu güne Teşekkürler size Alperen dedeler Torunlarınız sizi fatiha ile yad eder En güzel şehirler Balkanlardadır Balkanlar bize huzur veren bir topraktır Sakin atmosferi ile huzur verir Üzerinde dedemin ayak izi gizlidir
Şiir
Benimle götürceğim uğultunun kırıldığı mevsimleri. Sileceğim karakutumda birirtirdiğim adının toplamlarını. Buğday ile büyüttüğüm göğsümdeki cenaze, ey yüzümden akan kara kızıl sensizlik, haritamdan sileceğim bütun ayak izlerini. Puslu bir pencereden bakacagım gidişine, o pencereki bir zamanlar gelişine baktığım pencereydi.
1000Kitap
Delüzyonlar
Delüzyon hakkında bilgi vermeden önce delüzyonun ne olduğunu, ne anlama geldiğini bilmemiz gerekmektedir. Delüzyon (sanrı) en basit tabiriyle temelsiz, değiştirilemeyen, ısrarlı, yanlış inanıştır. 5 delüzyon çeşidimiz vardır. Bunlar sırasıyla şunlardır erotomanik, grandiyöz, kıskanç, takipçi ve somatik. Erotomanik Delüzyon, X kişisinin (bu bir ünlü olabilir veyahut da işyerinde güç sahibi olan bir birey de olabilmekte.) kendisine ciddi manada âşık olduğuna inandığı delüzyon çeşididir. Kadınlarda erkeklere kıyasla daha fazla görülmektedir. Bu delüzyon türüne sahip bireyler X, Y ve Z kişilerine takıntılıdırlar belki fiziken görüşmezler lâkin uzaktan sinsice izleyebilirler. Grandiyöz Delüzyon, bu delüzyon türüne sahip bireylerde genelde tanrı kompleksi ya da tanrı tarafından seçilen çok önemli bir birey veya peygamber oldukları inancıdır bu kişilerde narsistik kişilik bozukluğu da cabasıdır. Kıskanç Delüzyon, bu delüzyon türüne sahip bireyler partnerlerinin kendilerini aldattıkları yönünde güçlü ama bir o kadar da temelsiz inançları vardır. Öyle ki bazı ekstrem durumlarda kişi partnerine sözlü ya da fiziksel saldırıda bile bulunabilmektedir. Takipçi Delüzyon, bu kişiler etrafındaki insanların kendilerine tuzak kurduğuna, kendilerini zehirlemeye çalışan insanların olduğuna kısaca etraftaki insanların kendilerine her türlü olumsuz davranışta bulunacağına dair olan inançdır Somatik Delüzyon, Kişi kendi bedenindeki yerlerin doğru çalışmadığını, kendi bedenindeki uzuvları tuhaf bulmasına dair olan inancıdır bu kişiler kendilerinin tuhaf koktuğunu, kötü koktuğunu veyahut da çok güzel koktuklarına inanabilirler. Ayak fobisi olan bireyler bu duruma örnek gösterilebilir. Sonuç: Okuduğunuzda "aaa bu bende var lan" dedirten cinsten
Psikoloji