Şimdi dönmek istiyorsun... Yaşamak alışkanlığımı bozup. Yüreğime bir heyecan ateşi atmak için mi? Ben seni unuttum. Ayak izlerini sildim yüreğimden.
Alıntı
Bütün hayatım boyunca özgür olmak istedim ama küçük ayak parmağımı bile özgürleştirmeyi başaramadım.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Seninle olduktan sonra,,,
Kendi ölümümle beni en çok uzlaştıran şey bir düşünce, senin ve benim kemiklerimin birlikte gömülüp dağıldığı, çırılçıplak kaldığı bir yer düşüncesi. Kemiklerimizin ortalığa saçılmış darmadağın yattıkları bir yer. Kaburga kemiklerinden biri kafatasıma dayalı. Sol el kemiklerimden biri kalça kemiğinin içine girmiş. (Kırık kaburga kemiklerimin üstünde göğsün bir çiçek gibi.) Ayak kemiklerimiz, yüzlercesi darmadağın. İç içeliğimizi böyle imgeleyişimin, yalnızca kalsiyum fosfattan oluşsa da, huzur verici olması garip. Ama öyle. Seninle olduktan sonra, kalsiyum fosfat bile olmanın yeteceği bir yer düşünüyorum.
Sayfa 109·Kitabı okudu
Meyve bahçelerinin kenarlarına kadar taşan suyun kıyısına indiğinde Aksinya’yı gördü. Ona öyle geldi ki, Aksinya su çekerken özellikle eğleniyor, kovalarını ağır ağır dolduruyor, Gregor’un inmesini bekliyordu sanki. Ama Gregor adımlarını sıklaştırdı ve Aksinya’nın yanına gelince gözlerinin önünden gümüş renkli anılar uçarak geçti. Ayak seslerini duyan Aksinya başını çevirdi ve yüzünde bir şaşkınlık –yapmacık bir şaşkınlık– ifadesi belirdi.
"Geçmişin hayaletleri, gündüzleri sessizce köşelerinde beklerler. Ama gece olunca, zihnimizin koridorlarında ayak seslerini duymaya başlarsınız."
Müzik güzelse, verdiği tat bütün duygulara ayak uydurur. Mutlu insan, melodilerde mutluluğu, hüzünlü insan hüznü bulur.
Sayfa 86 - İş Bankası Kültür Yayınları 32. Basım·Kitabı okuyor
Alıntı