daşdibek

Yûnus Emre, "vücût birliği"ne inanan bir sûfi olarak, eserinde, Allah'ın varlığı hakkında derin fikirler beyan etmektedir. "Bu dünyada dosttan artuk Yûnus nesne sevemedi" (337/1) diyerek, inancını her şeyden evvel "aşk" temeline oturtan Yûnus, mutlak varlığa teslimiyetini: Alem düşman olurısa beni dostdan ırımaya Dost kandayısa ben anda düşmanlık ayırımaya (337/1) beytiyle dile getirirken, kendi varlığını, Hakk'ın varlığında" ifnâ" eden bir mutasavvıf kimliğiyle karşımıza çıkar. Ne var söylenen dilde varlık Hak'undur kulda Varlğum hep ol ilde ben bunda garîb geldüm (191/2) Hatta sadece kendi varlığını değil, yetmiş iki millet tâbir eder- tevhîd zaviyesinden bakan Yûnus Emre, görüşünü şöyle ortaya koyar: Yitmiş iki millete suçum budur Hak didüm Korkı hıyânetedür ya ben niçün kızaram (171/5) Bugörüş, tevhid ve tehlîlin sûfiler nazarında bir değerlendirmesidir. "Kelime-i şehâdet"tir. O, biraz da Türkçe duyarlılıkla Kelime-i şehâdeti "Tanrı birdir Hak'dır Resûl" diye çevirirken sûfiyâne bir eda ile şu yorumu getirir: Ezeliden dilümden uş Tanrı birdür Hak'dur Resûl Bunı böyle bilmez iken bir 'aceb makâmdayıdum (168/2) Hakfkat şu ki, Yûnus Emre'de, "imân-ı tahkiki" Allah'ı bir bilmeyen ve birliğine vâkıf olmayan kişi "imânsız"dır: Dünyâ içün gussalanan mescid göricek tutınan Anda imânsuz bulınan Allah'ı bir bilmeyendür (99/4)
Sayfa 114 - H Yayınları, Birinci Basım Şubat 2008, Üçüncü Bölüm, Yûnus Emre Dîvân'ında Dîn ve Tasavvuf, I. Din, A. İtikat, 1.Allah:
Reklam
İnsan galiba hayatı boyunca hep aynı kitabı yazmaya çalışıyor.
Sayfa 9 - Dost Kitapevi, Birinci Baskı 2016, Ankara / Genişletilmiş Yeniden Basım İçin Önsöz·Kitabı okudu
Tarih kelimesi genel kabule göre Sâmî dillerinde ay anlamını da ihtiva eden "arh" kökünden gelmekte olup esas itibarıyla bir hadisenin tarihi ve tasviri demektir. Kavram Arapça'ya da aynı anlamda geçmiş olmakla birlikte bu dilde geçmiş fikri, daha çok tarih ve ahbâr tabirleriyle ifade edilmiştir.¹ Avrupa dillerinde ise bu anlama karşılık gelmek üzere chronologie ve historie kelimeleri yaygın olarak kullanılmıştır. ² ¹ İbn Manzûr Lisânü'l-Arap, I-XV, Beyrut ts. (Dâru Sâdır), III, 4-5; Zebîdî, Tâcü'l-Arûs, I-X, Beyrut ts. (Dâru Sâdır), II,250-251. Ayrıca bkz. Terzi, Mustafa Zeki, İslâm Tarih Yazarları ve Eserleri, Samsun, 1995, s.1. ²Şeşen, Ramazan, Müslümanlarda Tarih-Coğrafya Yazıcılığı, İstanbul 1998, s. 9-10.
Sayfa 19 - Ensar Neşriyat, 28. Basım, Ekim 2023/ Giriş, İslâm Tarihinin Mahiyeti, Doğuşu ve Kaynakları·Kitabı okudu

daşdibek

, bir kitap okudu
Puan vermedi·271 syf.·
2024 9. kitabı
Pertev N. Boratav
9.3/10 · 86 okunma
Yeni bir şiir anlayışı, "kelimelerle oynamak, gerçekle oynamak, gerçeği kurcalamakla birdir" kuralından kalkarak "birbirine yabancı sanılan kelimelerin karşılıklı ışığında" gerçeği, "alıștığımız, gündelik düzeni icinde" değil de, unuttuğumuz yüzüyle" görebileceğimize inanıyor.⁴³ Yeni şiirin bu denemelerini ben, "tekerleme"nin gelişmesinde ulaştığı son konak, onun yeniden "ciddi"ye dönüşu sayıyorum. ⁴³Oktay Rıfat, Perçemli Sokak, Yeditepe Yayınları, İstanbul, 1956, önsöz, ss 8-9.
Sayfa 59 - İmge Kitabevi, 2. Baskı Haziran 2009 II. TEKERLEME·Kitabı okudu
Reklam