Uğultulu bir havanın esrarengiz ve bilinmeyen bir anlamı vardır. Belayı arkasından getirse sırıtmayacağı besbellidir. Tarihi değiştirse olması gerekmiştir. Yine öyle günlere denk gelmiş bir günde, sarının doğaya hakim olduğu mevsimin durağında durmuşken dünyanın bu bölgesi, henüz doğasını bilmeyen, avanak bir genç, kuş bakışı görüntüsü bir buğday yığınını anımsatan ormanın patika yolundan hafif bir sallantıyla yürüyordu.
..................
Esintiyi taşıyan bulutlar gençle paylaşıyordu mutluluğu. Havadaki sezilemeyen kasvet, esintinin getirdiği uğultuyla gizlenebiliyordu. Sorumluluktan kaçan ağaçlar sadece dallarını aşağı yukarı oynatmakla kalıyorlardı. Oysaki orta yerlerinden çatlamaları gerekliydi genç delikanlıyı uyarmaları için. Uğultunun getirdiği belaları en çok onlar bilirdi ama onlar gibi sessizleri yoktu. Ceasar’ın ordusu ormanda baskına uğramıştı çünkü onlar gibi sessizleri yoktu.
bunalımlarımı giysi dolabının arkasına çivilerle yerleştirilmiş karton gibi değerlendiriyorum. içeride birçok kıyafeti barındıran bedeni arkadan gelecek tehlikelere karşı koruyan zayıf bir duvar. bunalımlarıma hiç bu yönden bakmamıştım.
.......
ilginç bir şekilde sırt ağrılarım kesildi.
dışarıdan gözleyebilseydi kendisini, böyle bir bakış bir şekilde gerçekleştirebilseydi, emindi. durduramazdı gözyaşlarını. bütün varlığıyla görebilseydi bir çift gözde ıstırabı; hareketsiz, şoka uğraşmış, ağzı yırtılırcasına açık şekilde dökülmeye başlasaydı yanaklarına damlalar ve bu görüntüyü korusaydı diğer insanlardan sonsuza kadar.
bir korkudan vazgeçememek ile
bir ikilemin sırtını yar
bir öfkeyle her şeyi al.
hiçbir şeyi alma
er ya da geç buluşacaksın,
bulaşacaksın.
soğuk bir uyanışı bir kalemle ısıtacaksın, insanlar şaşıracak
aralarından kananlar da olacak sana
nasıl olsa sevişirsin birkaçıyla
bir gülme tutarsa anla ki , hep aynı yerdesin
aynı yerdesin,
anla.
Biz insanlar Allah'ı arayıp dururuz. Bulsak acaba ne diyeceğiz? İlk şikayetimiz, yaratılışımızın bozukluğu hakkında olsa yeridir. Eğer Yaradan yarattıklarından tanınacaksa vay onun da haline...