Aybüke

Aybüke
@aybukeapaydn
MERSİN
6 Ocak
28 okur puanı
Mayıs 2021 tarihinde katıldı
9/10
·126 syf.·
2022 29. kitabı
*Spoiler içerir.* Yazıldığı dönemin özelliklerini o kadar güzel yansıtmış ki kitap en son Werther’in cenazesine hiçbir din adamı gelmedi şeklinde bitirmiş. O dönemler intihar kilise tarafından yasaklı ve çok günah olarak nitelendiriliyordu. Baş kahramanımız Werther’in arkadaşına yazdığı mektuplar şeklinde ilerliyor kitap. Sonunda tüm mektuplara ulaşılamadığı için mektupları derleyen ağzından bir bölüm var. Mektupların kalanını ve Werther’in intiharını anlatıyor o kısımda yazar bize. Werther duygularını o kadar güzel ifade ediyordu ki onu kimsenin anlamaması anlayan insanın da yeteri kadar değer vermemesi gerçekten büyük şansızlık olmuş. Charlotte, Werther’in büyük platonik aşkı. Sayfalarca ona olan aşkını anlatıyor arkadaşına. Ama Charlotte nişanlı ve evleniyor. Burada başlarda sadece arkadaşça bir ilişkileri olduğunu düşünüyordum ama sonra fark ettim ki Werther kendi kendine kapılmamıştı. Charlotte da ona karşı boş değildi. Ancak duygularını bastırıp hayatındaki insana son ana kadar ihanet etmedi. Son kısımda Charlotte’un kendi ile iç hesaplaşmasını görüyoruz. Werther’i içten içe kıskandığını duygularını anlatıyor. Werther’i baştan sona ölüme sürükleyen pek çok tema vardı kitapta. Etrafındaki çokça ölümler, ölümü konuşmalar, kaotik havalar, çaresiz aşkı… hepsi Werther’i içinden çıkılmaz bir duruma sokmuştu. En son bir daha Charlotte’u göremeyecek olması onun kırılma noktası oldu. Kitapta en etkilendiğim kısım ise sonunda kötü bir şey olacağını hissetmesine rağmen Werther’e silahı elleriyle gönderenin Charlotte olduğunu öğrenince Werther’in bunu “sen de bu kararımı destekliyorsun” olarak yorumlaması oldu. Yuvasının saadeti için gözden çıkardığı Werther’in ölümü Charlotte için hep bir vicdan azabı olarak kalacak.
Edebiyat
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024150bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
7/10
·50 syf.·
2022 28. kitabı
Özgürlük mü yoksa sorumluluk mu? Ferdinand’ın içinde kaldığı bu ikilemi anlatıyor kitap bize. Savaş karşıtı olduğu için eşiyle beraber İsviçreye kaçan Ferdinand bir gün posta ile askerliğe elverişliliğinin tespiti için konsolosluktan mektup alır. Oysa askere çağırılmamak için kaçmıştır, o posta gelmesin diye her şeyi yapmıştır ama engel olamamıştır. Bu noktadan sonra artık özgürlüğü ile görev duygusu arasında ikilemde kalır. Eşi Paula ona özgürlüğünden vazgeçmemesini savaş karşıtı düşüncesini savunmasını söylese de Ferdinand kendini vicdani bir mecburiyetin içinde bulur. Ferdinand’ın bu ikilemi bana görev olarak sahiplendiğim çoğu şeyin kendimden ne kadar ödün vermeme sebep olduğunu gösterdi. Ben bu ikilemde kalsam muhtemelen görevimi seçerdim ama buna değer miydi gerçekten…
Edebiyat
MecburiyetStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202175bin okunma
10/10
·320 syf.·
2022 26. kitabı
Keşke okuduğumu unutsam da tekrar başlasam. Bu kitap hakkında düşündüklerim tam olarak bu. Çok sevdiğim ve kitap konusunda önerilerini çok dikkate aldığım bir arkadaşımın önerisi ile başladım bu kitaba. Bende bıraktığı ise bir sürü keşke ve iyi ki ler. Keşke daha önce okusaydım ve iyi ki okumuşum. Kitap çok akıcı, aslında oturup bir gecede bitirebilirsiniz o kadar sürüklüyor ki nasıl bittiğini hiç anlamadım. Ben kitapların sonunu genelde tahmin ederim ancak bu kitap beni öyle bir ters köşe yaptı ki. Zaten çözme hevesi ile üç günde bitirdim kitabı. Yoğun bir psikolojik gerilim içeriyor. Öyle ki bütün duygularını hissettiriyor kitap. Alicia ve psikoterapisti Theo nun bütün duygularını onlarla beraber hissettim. Sadece benim için sonu çok hızlı bitti. Bazı sorular bıraktı arkasında. Merak ettiğim daha çok şey vardı. O an kitap devam etsin istedim. Eğer siz de gerilim, özellikle yoğun bir psikolojik gerilim istiyorsanız kesinlikle okuyun.
Edebiyat
Sessiz HastaAlex Michaelides · Domingo Yayınevi · 202312,7bin okunma
6/10
·481 syf.·
2022 25. kitabı
Nasıl başlayacağımı bilmiyorum, serenad beni farklı duygulara sokan bir kitap oldu. Kitabı hem beğendim hem de beğenmedim. Kitabın ana hikayesi ikinci dünya savaşında almanyadan kaçan alman profesör ile kaçamayan yahudi eşini anlatıyor. Bu tabi en en özet hali, hikaye çok derin ve gerçekten aşklarına hayran kalıyorsunuz. Yıllar sonra alman profesör türkiyeye gelince onunla ilgilenmesi için üniversiteden Maya -bu kitabın ana karakteri- görevlendiriliyor. Kitabın ilk 250 sayfasında profesörün hikayesinden eser yok bunu özellikle söylemeliyim çünkü ana karakter beni biraz çıldırttı bu kısımda. Kitap yavaş ilerliyor. Olayları merakla büyüterek yavaş yavaş anlatıyor. Sadece profesörün hikayesini okumuyoruz aslında. Anlatıcımız olan ana karakter Maya’nın da hikayesini dinliyoruz. Maya’nın ailesi, işi, boşandığı eşi ve ergen oğlu hepsi bir sorun adeta. Kitabın ortalarına kadar Maya’nın karmaşasında profesörle ilgilenmeye çalışmasını dinliyoruz. Bu süreçte profesör kimdir, niye böyle garip davranıyor kesinlikle anlatılmıyor. Sonra profesör dönmeden önce Maya’ya anlatıyor ama biz orada da dinlemiyoruz hikayeyi. Sonlara doğru profesörün hikayesini ayrı bir bölüm olarak anlatıyor. Okurken beni sadece ana karakter çok bunalttı. Daha kısa sürede okunabilirdi bu kitap ancak bazen gerçekten elime almak dahi istemedim. Bazen de bir oturuşta 150 sayfa falan okudum. Eğer Maya’ya katlanabilirseniz gerçekten bir oturuşta okunabilecek, okuma zevki veren güzel bir kitap. Ama siz de benim gibi katlanamazsanız ana karaktere, kitabı beğenip beğenmemek arasında kalırsınız.
Edebiyat
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020163,9bin okunma
7/10
·424 syf.·
2022 24. kitabı
Jane Austen ın okuduğum ikinci kitabı Gurur ve Önyargı. İngiliz edebiyatı okumayı sevdiğim halde Jane Austen beni okurken çok yoran bir yazar. Yazıldığı dönemden de kaynaklı olduğunu düşündüğüm Mr. ve Mrs. ler okurken çokça karışıklığa yol açıyor. Bazen karakterleri çözmeye çalışırken olayları kaçırdığım için tekrar dönüp okumak zorunda kaldığım oldu. Akıl ve Tutku’yu okurken daha çok bunaldığımı hissetmiştim, kendisi yazarın ilk kitabı oluyor. Ama bu kitapta belirgin bir değişiklik var. Konular benzer, karakterler benzer ancak Gurur ve önyargı daha sürükleyici ilerliyor. Eğer ilk yarısını atlatabilirseniz ikinci yarısında nasıl bittiğini anlamayacağınızı temin ederim. Çoğunlukla Lizzie ve Jane in aşklarına odaklansa da arada küçük kız kardeşlerinin saplantılı aşkı geçiyor. O zamana kadar Jane fazla iyi, Lizzie ise çözülmesi zor küçük kız kardeş gibi görünüyor. Benim favori karakterim Mr.Darcy oldu. Başlarda yanlış anlaşıldığını düşünüyordum. Yazar beni yanıltmadı, gerçekten Lizzie yi her şeye rağmen sevmesi ve onun için yaptıkları kitaptaki diğer karakterlere göre onu öne çıkarıyordu. Bir daha Jane Austen okumayacağım demiştim ama iyi ki Gurur ve Önyargı’ya bir şans vermişim. Eski tip bir aşk okumak istiyorsanız kesinlikle okumalısınız. Olayları okurken karıştırır çözemezseniz, kitabın filmi de var sonrasında onu izlersiniz.
Edebiyat
Gurur ve ÖnyargıJane Austen · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,8bin okunma