Özgürlük mü yoksa sorumluluk mu?
Ferdinand’ın içinde kaldığı bu ikilemi anlatıyor kitap bize. Savaş karşıtı olduğu için eşiyle beraber İsviçreye kaçan Ferdinand bir gün posta ile askerliğe elverişliliğinin tespiti için konsolosluktan mektup alır. Oysa askere çağırılmamak için kaçmıştır, o posta gelmesin diye her şeyi yapmıştır ama engel olamamıştır. Bu noktadan sonra artık özgürlüğü ile görev duygusu arasında ikilemde kalır. Eşi Paula ona özgürlüğünden vazgeçmemesini savaş karşıtı düşüncesini savunmasını söylese de Ferdinand kendini vicdani bir mecburiyetin içinde bulur.
Ferdinand’ın bu ikilemi bana görev olarak sahiplendiğim çoğu şeyin kendimden ne kadar ödün vermeme sebep olduğunu gösterdi. Ben bu ikilemde kalsam muhtemelen görevimi seçerdim ama buna değer miydi gerçekten…
Hayat can sıkıcı bir tuzaktır. Düşünen bir insan olgunluğa eriştiğinde ve tam bir bilinç kazandığında kendini istençsiz olarak sanki çıkışı olmayan bir tuzağın içindeymiş gibi hisseder.