Ama köpekler kurtlardan nasıl nefret ederse: işte öyle nefret eder halk da özgür tinli kişiden, zincirlerin düşmanından, tapınmayandan, ormanı mesken edinenden.
Zordur insanlarla yaşamak, çünkü öyle zordur ki susmasını bilmek.
Ve bize ters gelene değil de bizi hiç ilgilendirmeyene karşı yaparız en büyük insafsızlığı.
Söyleyin bana kardeşlerim: kötü ve en kötü olarak kabul ettiğimiz nedir? Yozlaşma değil midir? Armağan eden ruhun eksik olduğu yerde yozlaşmanın bulunduğunu sezeriz hemen.
Yukarı doğrudur yolumuz, bir türden bir üst-türe. Ancak, “Hep bana, hep bana,” diyen, yozlaştıran bilinç bir dehşettir bizim için.
Kiminin yüreği yaşlanır ilk önce, kiminin de tini. Ve kimileri gençliklerinde ihtiyardır: ama uzun sürer geç gelen gençlik.
Kimileri için de boşa gitmiştir yaşamları: zehirli kurtlar kemirir yüreklerini. Öyleyse ölümlerini bir o kadar başarılı kılmaya baksınlar.
İnsan, varlığını sürdürebilmek için önce şeylere değer biçti – şeylerin anlamını o yarattı, insanca bir anlam yarattı. Bu yüzden “insan” diyor kendine: değer biçen demektir bu. Değer biçmek yaratmaktır: dinleyin ey yaratanlar! Değer biçmenin kendisidir, tüm değer biçilmiş şeylerin değeri ve mücevheri.