Kitaplığa koyulup unutulan, görünmeyen sonra da görünmez olan ama içerisinde okununca kendini bulacağın şiirlerin, alıntıların ve hikayelerin olduğu bir kitap insan olsaydı, tanıştırayım efendim ben.
Arabaya duyulan bir hoşnutlukla başlayan sevdayı Bihruz Beyin ağzından ne güzel de betimlemiş Recaizade Mahmut Bey;
Ümidin gönül çeken kırlangıcı, canı aydınlatan arzu mumu… Araba Sevdası
“O sevda -ki bir insanın yalnız günlüne değil, aklına, fikrine, iradesine kısacası bütün heveslerine, manevi kuvvetlerine hakimdir- dâima şüphe ve kuruntular içinde bulunmaktan sevk duyduğun için kulakları ve gözleri her duyduğu, her gördüğü şeyi onun karakterine göre duyup görmeye, akıl her hükmünü onun arzusuna göre vermeye mecburdur.”
“Bir adamın sevdiğini düşünmesi ya düşmanlıktan veya muhabbetten ileri gelir. Bihruz Bey, “Siyeh-çerde”ye düşman olmamıştı. Öyleyse neden sürekli onu düşünüyordu? Demek ki seviyordu!”
“Tambur ve udun, santur ve kemanın hüzünlü ahenginde ve hoş nağmelerinde gizlenen aşkın gönül yakan ağlamalarına yabancı olmayanlar aşkı hiç bir zaman zurnaya, boruya, özellikle davula, trampet benzetemezler.”