Ayçanur Bıçak

Ayçanur Bıçak
@aycanurbicak
Kitap hakkında düşüncelerim
8/10
·128 syf.··
2024 1. kitabı
Uzun zamandır kitap okumama illetini yenmemde bana yardımcı olan bir kitap oldu konu olarak merak ettiğim insan psikolojisi hakkında yapılmış önemli deneylerin özetini ve bilime kazandırdıklarını okumak oldukça ilgimi çekti. Kitabı okurken tek eleştirebileceğim noktası bilim insanlarının hayatlarında ne yaptıklarından da detaylıca bahsedilmesiydi. Açıkçası bu kadar uzun tanıtılmasını gereksiz bulsam da yazarın neden bu açıklamaları yaptığını anlıyorum kitabın kitlesinin genel okuyucu olacağı için tanıtıp belki diğer araştırmalarının da incelenmesini sağlamak istemiş diye düşünüyorum. Ama maalesef bende böyle bir etkisi olmadı . Bu deneyler hakkında okuduklarımda kalacağım. Elbette güzel bilgiler edindim genel kültür açısından güzel önermeler ve ispatları okumuş oldum. Bu kitap için yazara teşekkür edip. Serinin diğer kitaplarını merak etmekteyim.
Hayat ve İnsan
Bakışınızı Değiştirecek 10 Deney İnsanSelçuk R. Şirin · Mundi Yayınları · 2024938 okunma
Reklam
KÜÇÜK OTEL, DERİN SORUNLAR
2/10
·200 syf.··
2023 2. kitabı
·
392 günde okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2023 23:50
Küçük Otel adlı bu kitap uzun aralar vererek okuduğum sonunu getiremeyecek gibi hissettiğim çokça anın olduğu bir roman oldu. Roman konu olarak çok ilgi çekici olmasa da karakterlerin zıtlığı hoştu ve kitaptaki az da olsa akıcılığı sağlayan noktalardan biriydi. Çok fazla yardımcı karakter olmasını ise sevmedim. Kitap sonlarda olduğu gibi ana 2 karakter ve onların ilişkisi çerçevesinde anlatılsaydı çok daha güzel bir roman olabileceğini düşünüyorum. Akıcılık kitabın sonlarında güzeldi ama kitabın giriş ve gelişme bölümlerini okumak gerçekten uğraş isteyen bir seviyedeydi. Aynı zamanda yazarın anlatım dili çok yavandı. Bununla birlikte olayların kimin tarafından anlatıldığı okuyucuya haber verilmeden değiştiği için kafa karışıklığına yol açtığı çokça an oldu.
Edebiyat
Küçük OtelChristina Stead · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022201 okunma
6/10
·48 syf.··
2023 1. kitabı
Tek günlük keyifli bir okumaydı diyebilirim. Kitabı okumaya başlarken herodias’tan, agrappa’dan bi haberdim. Biraz ilerlediğimde bu karakterlerin kurgu olması için fazla gerçekçi olduğunu farkettim ve biraz araştırma yaptım :). Araştırmalarımla olayların genelini öğrendikten sonra kitabı okumaya devam etmek daha güzel oldu. Dil olarak da akıcı olduğunu düşünüyorum okurken daha önce görmediğim bir çok terimle karşılaştım ve anlamlarını öğrendim. Bu açıdan da benim için faydalı bi okuma oldu.
Edebiyat
HerodiasGustave Flaubert · Can Yayınları · 2021435 okunma
Gradiva hakkındaki düşüncelerim
7/10
·88 syf.··
2022 4. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 17 Ekim 2022 18:55
Freud’un incelemelerine de konu olmuş Wilhelm Jensen’ın yazdığı Gradiva’da hayatında sadece bilimle ilgilenen bir arkeolog olan baş karakterimiz Norbert’in İtalya’ya yaptığı gezilerde Pompei’nin küllerinin altından çıkarılmış olan bu gravüre inanılmaz bir hayranlık beslediğini onda gelişen bu hayranlığın zihninin sınırlarını zorlar dereceye geldiği ve bir iç sıkıntısıyla başlattığı Pompeii yolculuğunda onunla ilgili halüsinasyonlar görmeye başladığını okuyoruz. Kitap bu tema üzerine kurulmuş, karakterin düşüncelerini okuyucuya iyi bir biçimde anlatılmıştı. Hikayenin sonunu çok ama çok beğendim. Keşke daha uzun olsaydı da bu kısımları daha çok okuyabilmiş olsam diye içimden geçirdim. Kitabın ilk 30-40 sayfasını okurken biraz sıkıldım ama sonradan olayların hızı arttırmasıyla bu sorun ortadan kalktı. İnsan psikolojisi ve arkeoloji ile ilgilenen herkesin keyifle okuyabileceği bir yapıttı. Benim arkeolojiyle bi alakam olmasa da İtalya’nın antik şehri Pompeii ile ilgili güzel bilgiler kazandırdı o yüzden kitabı okuduğuma daha da mutlu oldum.
Edebiyat
Gradiva: Bir Pompei DüşüWilhelm Hermann Jensen · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20251,079 okunma
Loti ve Aziyade; Günahkar ama bir o kadar da saf bir aşk
8/10
·192 syf.··
2022 3. kitabı
Pierre Loti’yi Türkler özellikle İstanbullular olarak ne kadar iyi bilsek de (en azından adını duymuş olmamamız) kitaplarının çok okunmadığını, yeni dönemde İş Bankasının Yayınlarının Aziyade’yi basmasıyla beraber bir popülerlik yakaladığını düşünüyorum. Bana hediye olarak gelen bu kitabı okumaya başlamamdaki en önemli sebep de sürekli adını duyduğum bu şahsiyetin yazdığı bir kitabı okumak istememdi. Aziyade’yi çok çok sevdiğimi ve okurken hiç sıkılmadığımı, sayfaların elimden akıp gittiği bir kitap olduğunu söyleme ihtiyacı hissediyorum. Pierre Lotinin bu kitabına başlarken o dönemin atmosferini böyle güzel okuyucuya geçirebileceğini düşünmezdim. 1870’lerdeki Osmanlı ve Avrupalı devletler arasındaki siyaseti, Selanik’i, İstabul’u, Meşrutiyeti, Osmanlı devletinin vatandaşları olan Yabancıların durumlarını çok güzel bir şekilde açıklamış. Çevirmenin de önsözünde bahsettiği gibi bir sadece bir aşk romanı değil aynı zamanda olayların birbiri ardına sıralanması ile birlikte bir belgesel çeşnisi alıyoruz romandan. Aziyade ve Loti’nin birbirleriyle olan ikisi arasında çok çok masum ama dışarıdan bir o kadar yasaklı gözüken o aşk ise tam olarak kalbime işledi diyebilirim. Aziyade’nin Loti’ye duyduğu o çocuksu aşk ve bağlılık çok dokunaklıydı. Loti’nin arkadaşı ve ablasıyla mektuplaşmalarının kitabın arasına işlenilmesi detayını da sevdim. Okuyucuya Loti’nin aslında içerisinde neler yaşadığını içinde nelerle savaştığını yansıtan güzel eklemeler olmuş. ———-SPOİLER ————— Loti’nin gemiye binme ve orduya girmeme kararını almışken birden pısırıklaşıp ingiltereye dönme kararını verdiğinde ona çok sinirlendiğimi ve kırıldığımı aynı zamanda Aziyade’yi derin bir aşkla severken, bir başına o haremde bırakmaya nasıl gönlünün el verdiğini anlamış değilim
Edebiyat
AziyadePierre Loti · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20211,219 okunma