Senin için şunu isterdim. Var olan ne varsa sana sunmak. Ancak tanrılar gibi de değiliz; olup olacağı yoksul insanoğullarıyız ve O'ndan bizi gözetmesini istemek zorundayız. Kocaman gözlerini bu bir çift çocuğa dikmesini, bizi hiç bırakmamasını.
Bazen, bu çocuğa denk geldiğin için şanssız olduğunu düşünüyorum. Sana söylediğim şu: Yazı turada kaybettin. Ben kazandım, ama sen kaybettin. Ben, devasa bir hazine kazandım, sen sadece bu hüzünlü çocuğu. Bazen senden korkuyorum. Gerçekten, hiçbir şeye değmeyeceğimi fark ettiğinde beni unutmandan korkuyorum. Bendeki o azıcık değerin, aslında senden aldığım kuvvet olduğunu.
Salih Ağa’nın bir ayak sesi duyunca yuvasina kaçan bir sansardan hiç farkı yok. O böyle kaçarken, insanın bütün avcılık duyguları uyanıyor, arkasından nişan alacağı geliyor.
Kadına inanmaktansa, onu aldatmayı daha tatlı bulurum. Zira sevildiğini hisseden kadin kadar çekilmez bir şey yoktur. Kadinin gerçekte, namert ve kancık olan tabiati, öyle bir safhada, âdeta öldürücü bir mahiyet alır. Yabani kedilikten, zehirli yilanliga geçer ve gitgide, hayalimizin ölçemeyeceği kadar derin, nihayetsiz ve tuz-
lu kötülük denizinde, gülerek çırılçıplak yüzmege başlar.