"Bize yiyecek getirenlere özgür insanlar derdik. Ne şaka ama... Yöneten sınıflar olarak bizler bütün toprakların, bütün makinaların, her şeyin sahibiydik. Yiyecek getirenlerse bizim kölelerimizdi. Ellerindeki bütün yiyecekleri kendimize alır, aç kalmayıp bize yiyecek getirmeye devam etsinler diye onlara da azıcık bir şeyler verirdik..."
"Belki de Navidson'un kendisini fotoğrafçılığa bu kadar kaptırmasının bir nedeni de, fotoğrafın çoğu zaman uçup giden anılara ebedilik kazandırmasıdır."
"İleride ne olacağımızı ve neyin acısını çekeceğimizi biz daha beşikteyken bir kuş cıvıldayarak kulağımıza mı fısıldadı? Bilmiyorum, belki de bunları başımıza saran ne rastlantıdır ne de mucizevi bir kuşun cıvıltısıdır, aksine çok eski yüzyıllardan gelen alışkanlıklar, çoktan ölüp gitmiş kadınlardan kalan kölelik ruhudur bu esnada içimizde fısıldayan..."
"Ah, şu Mutchen on sekiz yaşının haliyle ne kadar da havai ve gözü karaydı kim bilir! Ben o yaşlarda daha farklıydım, buna rağmen az önce kızın söylediği gibi "sanki onun anlamam gerekiyormuş gibi görünüyordum yine de."