ne bir çocuğun kahkahasında gölgelenir benliğim,
ne de bir yetişkin karamsarlığında.
arada kalmışlardanım,
arkasını yaslayabileceği bir temsili yoktur ben gibilerin.
"O kurtuldu, ben de özgürüm," dedi.
Sonra, gizleyemediği acı, suçlayıcı bir sesle, "Kendimi iyi hissetmem gerek, ama bu savaşta beni ölümle öyle uzun zaman yalnız bıraktınız ki, artık yalnızca ölümü hissediyorum, yalnızca ölümü görüyorum; kendim de ölmüş gibiyim," dedi.
Linton'a olan sevgim ormanlardaki yaprak gibidir. İyice biliyorum ki, kış ağaçları nasıl değiştirirse, zaman da benim sevgimi değiştirecektir.
Heathcliff'e olan sevgim ise toprak altındaki değişmez kayalar gibidir. Görünüşte pek hoşa gidecek yanı yoktur, ama onsuz olmaz.