10/10
·504 syf.··
2026 9. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 12:11
Gelibolulu Mustafa Âli'nin hem Osmanlı'ya dair kayıt ve yorumlarını hem de kişisel makam beklentilerini, hayal kırıklıklarını ele alan mükemmel bir üslubun ve çevirinin göze çarptığı üst düzey bir biyografi
Osmanlı İmparatorluğu’nda Aydın ve Bürokrat Tarihçi Mustafa ÂliCornell Fleischer · Doğu Batı Yayınları · 202141 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
58 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 08:07
“Halk için tasarlandığı iddia edilen bir sistem, nasıl olur da sürekli olarak halktan başka herkese hizmet eden sonuçlar üretir?” Bazı kitaplar okunduğu anda bitmez; zihinde tartışılmaya devam eder. Demokrasi Oyunu da demokrasiyi sadece seçimlerden ibaret görmeyip, sistemlerin nasıl şekillendiğini, nasıl dönüştüğünü ve bazen kendi araçlarıyla nasıl zarar görebildiğini sorgulayan bir çalışma. Kitap; demokratik sistemlerin otoriter hareketler tarafından nasıl ele geçirilebildiğini tarihsel örneklerle inceliyor. Hitler ve Mussolini gibi diktatörlerin seçim mekanizmalarını kendi iktidarlarını güçlendirmek için nasıl kullandıkları, yakın tarihte ise popülizm ve lider merkezli siyasetin demokrasi üzerindeki etkileri ele alınıyor. Bunun yanında Irak, Afganistan, Suriye ve Libya örnekleri üzerinden “demokrasi getirme” söylemiyle yapılan müdahalelerin sonuçları ve uluslararası siyasetteki çelişkiler tartışılıyor. Kitapta beni en çok düşündüren noktalardan biri ise şu: Demokrasi yalnızca sandığa indirgenebilir mi? Yoksa gerçek demokrasi; bireyin onurunu, özgürlüğünü, katılımını ve uzun vadeli ortak faydayı gözeten kurumlarla mı mümkün olabilir? Kitabın da vurguladığı gibi, siyaseti ve iktidarı sorgulamak rahatsız edici olabilir. Çünkü bazen büyümenin yolu, bize öğretilenleri yeniden düşünmekten geçer. Demokrasi Oyunu, okuru seçimlere, siyasetçilere ve kurumlara daha farklı bir gözle bakmaya davet ediyor. Bittiğinde elinizde sadece bir kitap değil; demokrasi, güç ve toplum üzerine yeni sorular kalıyor. Bu kitabı okurken aklımda kalan en güçlü soru: Bir sistemin adı demokrasi olduğunda, gerçekten demokratik kalması için hangi değerlere ihtiyaç vardır?
Demokrasi OyunuAhmet Aydın · Az Kitap · 20255 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10/10
·199 syf.··
2026 23. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 17:14
Təxminən 1 ilə yaxındır ki, elektron kitabxanamda mövcud olan bu kitabı oxuyub bitirdiyim üçün çox məmnun və məyusam, çünki boş-boşuna 1 il itirmişəm. Ümumi mənada qeyd etsək, ilk növbədə, kitab ideologiya anlayışının tarixini bizə təqdim edir. Daha sonra bu anlayışın kim tərəfindən və necə cəmiyyət daxilində yayıldığını analiz etməyə çalışır. Müasir dövrdə ideologiya birbaşa siyasi mənada istifadə olunan anlayış olsa belə, Şerif Mardin bunun belə olmadığını cari kitab vasitəsilə sübut edir. İdeologiyanın yayılmasında başlıca subyekt ziyalı, başlıca obyektlər isə kitab, qəzet, radio, televiziya və s. olduğunu qeyd edir. Lakin burada Şerif Mardinin istər Mannheimdən, istərsə də Dilteydən istinad edərək izah etdiyi çox gözəl bir məqam var. Şerif Mardin qeyd edir ki, təbiət elmlərini müəyyən dərəcəyə qədər universallığını qəbul edib, buna uyğun tədqiqat apara bilərik, lakin sosial elmlərdə bu yanaşmanın nəticəsi heç də doğru olmaya bilər. Misal üçün, Pakistanda olan sinfi mübarizəni dəyərləndirərkən, Fransaya müraciət edə bilmərik, çünki həmin siniflərin öz daxili mobilliyi, dinamikliyi və problematikası mövcuddur. Bu baxımdan, sosial elmlər daxilində hər bir tədqiqat lokal və tarixi yanaşmaya əsaslanmalıdır. İdeologiya isə məhz bu reallığa lokal və tarixi çərçivədə yanaşdıqda açıq-aydın qarşımıza çıxacaqdır. Bu il ərzində oxuyub ən bəyəndiyim kitablardan biri oldu. Yerin nurla dolsun böyük sosioloq.
Hayata Dair
İdeolojiŞerif Mardin · İletişim Yayınları · 2015246 okunma
6/10
·120 syf.··
Beğendi
·
2026 43. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 16:10
•Çox şirin bir kitab idi.Uşaqlıq xatirələrindən danışılırdı,bəzilərinin bu qədər oxşar olmasına təəccübləndim.Bəzən çox güldüyüm hissələr oldu,əsasən uşağın ustaca yalan danışdığı hissələrdə.Uşaq gözündən bəzi düşüncələrin,ifadələrin aydın olmaması,o saflıq çox şirin idi. •Yazıçının ara-ara bu kitaba"nələr əlavə etsəm,nə haqqında yazsam"kimi düşüncələri çox səmimi idi.Bir tərəfdən də kitabı başqasının yazmasını istədiyini hiss edirdim.Xatirələrin də ardıcıl verilməməsi gözəl idi,qarışıq gəlmədi mənə. •Ümumiyyətlə başda uşağın gözündən oxumaq,sonra böyüdükcə baxış açılarınında dəyişmiş olması gerçəkliyi hiss etdirirdi.Axıcı bir kitabdı,oxumağınızı tövsiyə edərəm.Bu qədər.Təşəkkürlər!>
Evə Qayıtmağın YollarıAlejandro Zambra · Qanun Nəşriyyatı · 20242,418 okunma
Puan vermedi
Romanımız karanlık kentlerden birinde geçmektedir. Ali'nin babası o daha annesinin karnındayken öldürülmüştür. İki erkek kardeşi de kan davası yüzünden akrabalarınınca katletmiştir. Annesi de Ali'nin doğumundan sonra, onu korumak adına Ali'yi kız olarak yetiştirmiş, ona Aliye diyerek Oğlunu Korumaya çalışmıştır. Ancak Ali'yi zaman geçtikçe bu şekilde koruması zorlaşır ve Kan davalıları da devletle birlik yapma şartıyla serbest bırakılınca, annesi Ali'yi alıp karanlık kente Gocer. Çingenelerin suçluların fakirlerin yaşam savaşı verdiği , devletin görmediği, polisin uğramadığı, doktorların tedavi etmediği karanlık kentin karanlık sokaklarında yaşamaya başlarlar. Ali'nin annesi geneleve düşer, Ali'yi korumak adına ondan uzaklaşır, Ali genelev yakınlarında 2-3 arkadaşı ile bir çadırda yaşamaya, var olmaya çalışır. Arkadaşlarından biri olan güzel Hasan bir gün şehrin çöplüğünde ölü bulunur. Hiçbir araştırma yapmadan beraber kaldıkları için ve arkadaş oldukları için Ali'yi suçlu olarak cezaevine kapatırlar. Hasan Küçüklüğünden beri erkek özellikleri göstermeyen bu yüzden ailesi ve toplum tarafından dışlanmışbor görülmüş zulme uğramış bir çocuktur. Evlerinde güvercin yetiştirir, güvercinlerle beraber yatıp kalkar Hasan. Romanda Hasan en sevdiği güvercin olarak belirtilmiş kara güvercin, tıpkı Hasan gibi bulunduğu Kümesteki güvercinlerden farklıdır. Onları gözlemler ancak aralarına karışmaz, evin kuşudur, kümesin değil. Evcilleştirilmemiştir, kandırılmamıştır, değişmemiştir, değiştirilememiştir. anlaşılır ki Hasan, ailesi tarafından öldürülmüştür. Ali'yi serbest bırakırlar, ancak karanlık kentin sokakları yine Ali'yi saracaktır. Çalıştığı geneleve gelen bir kadın Ali'yi uyarır ve Ali çalıştığı yerde daha da zarar görmemek adına geneleve gelen bir tırcının tırına binerek
Kız AliNihat Behram · Everest Yayınları · 2011106 okunma
Canan Tan - Yüreğim Seni Çok Sevdi
Puan vermedi·444 syf.··
2026 21. kitabı
Piraye'de olduğu gibi yine eğitimli, aşka mesafeli ve uçarı bir kız; zengin ve bunu göğüslemeye çalışan bir erkek, yazlık ve çalıştığı için buraya gelemeyen baba, erkeğin ailesinin kızı istememesi, sevgilisi olan en yakın arkadaş (tam Türk dizisi) senaryosudur. O eserde de karakter davranışlarında bir şımarık çocuk tutarsızlığı, sinamekilik tadında olaylar cereyan ederken bunda da benzerleri yaşanır. Canan Tan'ın çok derinlikli bir yazar olmadığını düşündüm. Bence Elif Şafak çok çok daha derin bir isim. Aslı Bursa'da yapılacak akademik bir etkinlik için rektörden davet alır. Hem tez yazmaktadır ve az bir zamanı kalmıştır hem de maziden kalan bir yara olan ve konuşma yapacağı yere Bursa Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi olarak katılacak olan Murat Alkanlı'yı davetliler listesi içinde görmüştür. Yine de ismi görünce daveti kabul eder. Aslı özgürlüğüne düşkün ve uçarı bir kızdır. Murat onun üniversite aşkıdır. Kızlar ona hayrandır ancak onun ilgisi Aslı'nın üzerindedir. Aslı da ondan hoşlanmaktadır ancak onun aşık olmak konusunda bir yetersizliği vardır. Aslı'nın babası İTÜ inşaat fakültesi mezunu bir mühendistir. Aydın ve solcu, bababacan bir adamdır. Aslı da İTÜ İşletme Fakültesi'ni kazanır. En yakın arkadaşı Ferda da aynı fakülteyi kazanmıştır ve birlikte okurlar. Ferda'nın dersaneden Bursalı Emre isminde bir erkek arkadaşı vardır. Çocuk sürekli Murat isimli çok yakın bir arkadaşından bahseder. Alkanlı Holding'in veliahtı, hazırlık okumamak için İngiltere'ye dil okuluna gitmiş, sırf dershane okumak için İstanbul'a gelip arkadaşını da yanında götürmüş bir gençtir. Sosyalist temayülle büyütülen Aslı daha hiç tanımadan çocuk hakkında adeta bir sınıf kini duyar. Sonunda Murat'la tanışırlar ve Aslı'nın çocuğu oldukça beğenir. Murat'ın arabası olmasına rağmen okula
Yüreğim Seni Çok SevdiCanan Tan · Doğan Kitap · 201638,7bin okunma