Aydin Aliev

Kabuğun altındaki yarayı deşerek; kuşku, güvensizlik ve kaygı yaratarak işe başlayın. Gelişigüzel bir laf ya da kurbanlarınızın kendi konumlarına bir meydan okuma gibi algılayacakları bir davranış iyi bir başlangıçtır. Hedefiniz onlara açıkça meydan okumak değil; onları tedirgin etmek, saldırıya uğradıklarını ama saldırının nasıl ve niçin yapıldığını bilmediklerini düşünmeye yönlendirmektir. Sonuçta belirsiz, sıkıntı yaratan bir duygu ortaya çıkar ve bir aşağılık kompleksi baş gösterir. ​Kuşkularını biraz daha beslemek için ikincil hareketler yapabilirsiniz. Bu noktada en iyisi gizli çalışmak; işinizi başkalarına, medyaya ya da dedikoduculara yaptırmaktır. Oyunun sonu son derece basittir: Rakibinizde tepki göstermeye yetecek kadar öz kuşku oluşunca geri çekilir ve kendi kendini yok etmesine izin verirsiniz.
1000k
Reklam
Meslektaşlarınızın tehlikeli olabileceğini ya da şimdiden bir şeyler planladıklarını hissederseniz, öncelikle bilgi edinin. Gündelik davranışla­rına, geçmişte yaptıklarına, hatalarına, kusurlarının belirtilerine bakın. Bu bilgiye sahip olunca başkasından avantaj sağlama oyununa hazırsınız demektir.
1000k
İnsanların kişilikleri genelinde zayıflıkları, karakter kusurları, denetleyemedikleri duygularının çevresinde biçimlenir. Muhtaç durumda olanlar, üstünlük kompleksine sahip olanlar, kaostan korkanlar, umarsızca düzen isteyenler bu kusurlarını örtmek ve dünyaya kendilerini özgüvenli, sevimli, sorumluluk sahibi olarak sunmaya yönelik bir kişilik ya da toplumsal bir maske geliştirirler. Ama bu maske bir yarayı örten kabuk gibidir; yanlışlıkla dokunursanız acı verir. Kurbanlarınızın yanıtları kontrolden çıkar: sızlanırlar, savunmaya geçerler, paranoyak davranırlar ya da gizlemeye çalıştıkları mağrur yönlerini gösterirler. Bir an için maske düşer.
1000k
Mutluluğun kendiliğinden olması gerekir, aynı şey başarı için de geçerlidir: Ona aldırış etmeyerek, kendi kendine olmasına izin vermeniz gerekir. Bilincinizi dinlemenizi ve bilginiz dahilinde bilincinizin sizden yapmasını istediği şeyi yerine getirmek için elinizden geleni yapmanızı istiyorum. O zaman, uzun vadede —uzun vadede diyorum!— başarı sizin peşinizden gelecektir, çünkü başarıyı düşünmeyi unutmuşsunuzdur.
1000k
Avrupa ve Amerika’daki öğrencilerime tekrar tekrar aynı uyarıda bulunuyorum: “Başarıyı amaçlamayın. Bunu ne kadar amaç hâline getirip bir hedefe dönüştürürseniz, kaçırma olasılığınız da o kadar artar. Çünkü mutluluk gibi başarının da peşinden koşamazsınız; kendisi ortaya çıkmalı, kendisi oluşmalı ve sadece kişinin, kendinden daha büyük bir davaya kişisel adanışının amaçlanmayan bir yan etkisi olarak ya da kişinin kendini başka bir insana bırakışının bir yan ürünü olarak oluşmalıdır.
1000k
Reklam