Aydin Aliev

Hayatında bir kere bile sohbet içerisine girmemiş insanlar var. İnsanlar mentorluğu ya nasihat etmek ya da bazen motive etmek adına bağırıp çağırmak olarak görürler. Bunu yapanlar kötü insanlar değillerdir; niyetleri tam tersine yardım etmektir. Bu, çok masumane bir tavır içerisinde yapılan ama aslında oldukça hayati bir hatadır.
1000k
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Bu ortamda sohbet gelişebilir mi? Gözlemleyen bilinç bu mertebeli sistem içinde oluşmuştur ve senin kendi özünü, iç dünyanı barındırmaz. Çünkü senin özünün bir değeri yoktur. Bir birey olarak özüne saygı duyulan ortam sadece gelişim odaklı sevgi kültüründe bulunur. Ancak orada bir sohbet, bir mentorluk ilişkisi kurulabilir. Mentorluk alt-üst ilişkisi değildir. Sohbet etmek karşındakini sorgulamak ya da nasihat edip yönlendirmek değildir.
1000k
Niçin bu kadar zor?
Korku kültürü, insan ilişkilerinde güveni sağlamak için korkuya dayalı bir hiyerarşi kurulmasını gerekli gören bir anlam verme sistemidir. O hiyerarşi içinde kendin olarak var olman hoş karşılanmaz ve de buna izin verilmez. Askerî bir sistem içinde gibi yaşarsın; rütben kadar var olursun, hatta sen o rütbesindir. Kurduğun tüm ilişkiler sistemde nerede yer aldığına göre düzenlenir. Ancak rütben kadar konuşma ve davranma hakkın vardır. Sen toplumsal sistem içinde öğrenci, öğretmen, müdür, memur, doktor, hemşire vb. gibi bir sosyal statüsündür ve bu statüden beklenilenler içinde duyman, düşünmen, konuşman ve davranman beklenir. Duygu ve düşüncelerini geliştirip ifade etmen sistemi bozacağından buna fırsat verilmez.
1000k
Kimsenin kimseye teşekkür borcu yok. Zengini fakiri yok. Kuşu insanı da yok. Hepimiz görkemli bir sistemin içinde birbirimizi tamamlıyoruz. Yaşam yolculuğu aslında etkileşimlerle örülü bir ağ ve ekipteki her bir birey diğeri için gerekli... Yaşam yolculuğunda her an birbirimize verebileceğimiz, birbirimizden alabileceğimiz hediyeler var. İşte bunu anladığında sohbete açık olmaya başlarsın. Doğrusu bu aşamaya gelmek büyük emek gerektiriyor.
1000k
Nasıl?
Daha önce önermiştim: Her gün kendine on beş dakika ayır ve o gün içinde yaşadığın duyguları gözden geçirip sakince gözlemle. İnanın, bu şekilde her gün devam eden birinin gözlemleyen bilinci gittikçe güçlenir. "Ahmet x konusundan söz ederken niye gerginleştim? Mehmet'in cevabı beni niçin kızdırdı? Ayşe'yi görünce niye sevindim?" Bir süre sonra yavaş yavaş kendini, ilişkilerini, geçmişini ve hayallerini keşfetmeye başlarsın. Hangi tür olayların, insanların, davranışların senin için neden ve ne kadar anlamlı olduğuyla ilgili içgörülerin oluşmaya başlar.
1000k