Bazen inandıklarımı söylemedim, asla söylediklerime inanmadım ve eğer bazen düşündüğümü söylemişsem, bunu daima zor bulunacak biçimde birçok yalanın arasına gizledim.
Niccolo Machiavelli, Francesco Guicciardini'ye mektup (1521)
Unutmayın ki, dünyada devrim yaratacak parlak fikirleriniz olsa bile, etkili bir biçimde ifade edemezseniz, insanların aklında derin ve kalıcı izler bırakacak güce sahip olamazsınız. Kendi üzerinizde ya da fikirlerinizi anlatma isteğiniz üzerinde değil, tıpkı bir generalin yenmek için strateji kurduğu düşmanı üzerinde odaklanması gibi izleyicileriniz üzerinde odaklanmanız gerekir. Canı sıkılan ya da dikkatini verme süresi kısa olan kişilerle ilgilenirken, onları eğlendirmeli, fikirlerinizi arka kapıdan içeri sokmalısınız. Liderlerle iş yaparken dikkatli ve dolaylı davranmalı, belki de üçüncü kişileri kullanıp yaymaya çalıştığınız fikirlerin kaynağını gizlemeniz gerekir. Gençlere hitap ederken, ifadeniz daha şiddetli olmalıdır. Genel olarak sözcüklerinizin hareketi olmalı, okurları alıp götürmeli ve asla dikkati kendi kurnazlıklarına çekmemeli diyebiliriz. Siz bireysel ifadenin değil, gücün ve etkilemenin peşindesiniz. İnsanlar seçtiğiniz iletişim biçimi üzerinde ne kadar az bilinçli odaklanırlarsa, akıllarına giren fikirlerinizin ne kadar tehlikeli olduğunu o kadar az fark ederler.
Son olarak da yazılarına hareket kazandırmak için süsten uzak, yalın bir dil kullandı. Okurlar akıllarının yavaşladığını ve durduğunu hissetmek yerine düşünmenin ötesine geçip harekete geçmek arzusuna kapılacaklardı. Öğütleri çoğunlukla şiddetli tanımlarla ifade ediliyordu ama bu yöntem okurları uykudan uyandırmaya yarıyordu. Üstelik yeni prenslerin yetişmesi beklenen en verimli toprak olan gençlere de çekici geliyordu. Yazılarının ucunu açık bırakmış, insanlara tam olarak ne yapmaları gerektiğini söylememişti. Herkes kendi fikirlerini ve güç deneyimlerini kullanarak yazılardaki boşlukları dolduracak ve yazılarla suç ortağı olacaktı. Çeşitli yöntemlerle Machiavelli manipülasyonlarının yapısını gizlerken, okurları üzerinde güç kazanmıştı. Göremediğiniz bir şeye karşı koymak oldukça zordur.
Bazı modeller açıkça görülebiliyordu: görünümü koruma gereksinimi, insanların inanış sistemleri üzerine oynama ve bazen de bilinçli olarak ahlak dışı hareketlere kalkışma.
Fikir ve öğütlerini yaymak için Machiavelli'nin güce gereksinimi vardı. Siyaset yoluyla bu güç elinden alındığından, kitaplar aracılığıyla geri kazanmayı amaçladı; okurlarını davasının yandaşı durumuna getirince onlar da Machiavelli'nin fikirlerini isteyerek ya da farkında olmadan yayacaklardı. Güç sahibi olanların özellikle kendilerinden daha alt basamakta bulunanlardan öğüt almaya yanaşmadıklarını biliyordu. Ayrıca güç odaklarında bulunmayanların bu felsefenin tehlikeli yönlerinden ürkeceklerini ve bu nedenle bazı okurlara çekici gelirken bazılarına itici geleceğini de biliyordu. (Güç sahibi olmayanlar güç kazanmak isterler ama elde etmek için yapmaları gerekenlerden korkarlar.) Karşı koyanları ve kararsızları kazanmak için Machiavelli'nin kitaplarının stratejik, dolaylı ve kurnaz olması gerekiyordu. Böylece okurlarının savunmalarının ardına girebilmek için alışılmamış taktikler oluşturdu.