Ruhum sancıyor.
Olanlar ve olmakta olanlar içimdeki küçük çocuğun canını yakıyor.
Ağlıyor,
Bağırıyor,
Zalimce süregelen döngüden ah ediyor..
Derya deniz olmuş bir hiçlik bırakıyor ardında.
Yüzme bilmez kalbim,
Zihnimin çukurunda boğuluyor..
Görünen ve görünmeyenin bilinmezliği kol geziyor sınırlarımda.
Ne görünene itimat edilir,
Ne görünmeyenden umut kesilir diyorum..
İçim buz tutuyor,
İlmimin ateşi ısıtmaya yetmiyor..
Bilgi güçtü hani?
Bilgi varoluş ve yokoluşun sınırıydı.
Yetmedi..
Bilgi beni güçsüzleştirdi.
Aczimi hissettirdi..
Bilginin hiçliğinde tutundu aklım..
Bilginin varlığında yeşerdi ruhum..
Fakat yinede,
Sancıyor içim.
Olanlar ve olmakta olanların varlığından,
Feryat figan ağlıyor kalbim.
.
D.A~
Yağmalanan bir ülke, geleceği yok edilen bir ulus artık çok uzağımızda değildi. Sesimiz, sesimiz çıkmalıydı biraz. Bir yürek, bir ses olmalıydık yeni barbarların yeryüzünü kan gölüne çevirmemesi, halkları birbirine düşürmemesi için.
...yarın bir başka ülke, bir başka ulus dememek için, 'Bugün Filistiniz' diyelim derim.
Hayat karanlık yüzünü gösteriyordu bize. Yaşadığımız günlerin acısını daha da artıran haberler geliyordu bir bir Ortadoğu'dan. Çocukluğumuzun anılarında yer eden Filistin dehşeti yaşıyordu.