Ayfer Tilbaç

Ayfer Tilbaç
@ayfertilbac
genç iletişimci
İstanbul Üniversitesi
İstanbul, 20 Mart 2004
221 okur puanı
Nisan 2022 tarihinde katıldı
Bencil Bir Prens; Akhilleus
9/10
·376 syf.··
Beğendi
·
2025 9. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 24 Temmuz 2025 23:14
Patroklos'un dediği gibi 'HİKAYELERİMİZ GERÇEĞİ SÖYLEMİYOR'. Prens Patroklos, Peleus'a küçük yaşta cinayetten sürgün ediliyor ve burada Prens akhilleus ile birlikte büyüyor öyle ki onun sırdaşı ve en yakın dostu oluyor. Akhilleus, annesi tanrıça Thetis tarafından Yunanların en iyisi olacağı yönünde kehanetler alıyor. Bu kehanetlere Troyalı Hektor'un ölümünden sonra Akhilleus'un ölümünün yakın olduğu da dahil. Troya savaşı başlamak üzere... Ordunun başında tanrıya kurban olarak kızı İfigenya'yı Akhilleus'la evlenme vaadiyle kandırarak herkesin önünde katleden Akha kralı Agamemnon yer alıyor. Yanında da İthaka Prensi Odsyyeus ve Argos kralı Diomedes var. Akhilleus, Agamemnon ile sorun yaşamakta ve ona kendisi olmadan savaşı kaybedeceklerini söylemekte. Prens haklı; onsuz zafer gelmeyecek ama inadı nedeniyle birçok can gidecek Yunan ordusundan. 10 yıl süren savaşta zaman geçtikçe Troyalılar Yunanlara üstün gelmekte, Akhilleus, onu çok seven Patroklos'un ısrarlarına rağmen savaşa devam etmemekte direniyor. Patroklos büyük cesaretle, savaş alanına Akhilleus'un zırhıyla giriyor ve bir süre idare ediyor ancak Hektor tarafından öldürülüyor. Bencil Akhilleus, Patroklos'un katilini öldürmek üzere gidiyor savaş alanına. Akhilleus'un tıpkı hikayedeki Briseis'in dediği gibi; Patroklos'un sevgisini hak ettiğini düşünmüyorum. Patroklos masumca çok sevdi prensi. Akhilleus'un önceliği ise kahraman olmak, öldükten sonra da cesur ve Yunanların en iyisi olarak anılmaktı. Agamemnon'a karşı inadıyla sadece Yunan ordusunun nefretini kazandı. Savaşın kazananı gerçekten olmuyor. Yazarın anlatımını sevdim. Mitoloji sevenlere tavsiye ederim. Hüzünlü ve destansı bir roman. Patroklos'a haksızlık edildiğini çoğu sayfada hissettim. Güç zehirlenmesi yaşayan prensler, krallar ve tanrıların
Akhilleus’un ŞarkısıMadeline Miller · İthaki Yayınları · 202019,3bin okunma
Reklam
başucumda müzik inceleme
1/10
·496 syf.··
2024 19. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 10 Eylül 2024 22:40
Nereden başlayacağımı bilmediğim kitap... Romana yapılmış incelemeleri -genel olarak olumlu yorumlar yapılmıştı- okuduktan sonra başladım ve bir haftada bitirebildim. Yarım bırakmayı çok düşündüm çünkü sayfalar ilerledikçe ana karakter beni çıldırttı. İğrenç bir yasak aşk ilişkisi anlatılıyor kitapta. Kürşat Başar'ın anlatım gücünü sevdim, kelime ve cümle kullanımları çok iyi olsa da anlatılan hikâyeyi sevemedim. Bayağı, zorlama ve fazla romantize edilmiş "yasak aşk"ın anlatıldığı eseri zaman kaybı olarak görüyorum, tavsiye etmem. Ayrıca romanın gerçek bir hikâyeden yola çıkılarak yazılması daha da rahatsız etti. " Ben böyleyim, evet hepsini yaptım, kocamı aldattım, evli bir adamla beraber oldum, kaçıp tatile gittim, şimdi de boşanıyorum, üstelik bunlar henüz bildikleriniz... Ne yapayım, öleyim mi? Hem eğer bilmek istiyorsanız söyleyeyim, eğer başkaları üzülmeyecek olsaydı daha kim bilir neler yapardım... " (388. sayfadan alıntıdır.) Kürşat Başar Başucumda Müzik - Midi Boy Ayfer Tilbaç
Başucumda Müzik - Midi BoyKürşat Başar · Everest Yayınları · 20197,4bin okunma
Paris ve Londra'da Beş Parasız
10/10
·247 syf.··
Beğendi
·
2024 14. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 15 Ağustos 2024 10:28
Modernizmin aydınlanma, özgürlük gibi güzel olguları beraberinde getirdiği söylenir ancak modern hayatla birlikte kölelik sadece şekil ve isim değiştirerek varlığını sürdürür. Ana karakter olan yazarın, yoksullukla ilk teması Paris'te, İngilizce ders verdiği çocuğun artık ders almayacak olmasıyla başlar. Kaldığı çevrede Boris adında bir Rus'la tanışır ve onun sayesinde otellerde bulaşıkçı olarak çalışır. Bulaşıkçı olmanın zorluklarını anlatır ve sistem eleştirisini esirgemez yazar. Aralıksız uzun saat çalışmak zorunda olan yoksullar için 'Bu insanlar düşünmeye fırsat vermeyen bir yaşamın tuzağına düşmüş insanlardır.' der. Paris'te umduğunu bulamayan yazar, İngiltere'deki bir arkadaşından yardım ister ve Londra'ya geçer. Burada da yoksullar için şartlar ağırdır. Sadece iki dilim ekmek, margarin ve çayla beslenen insanlar ne kadar sağlıklı olabilir ve toplumda yer edinebilir? Yatacak yer bulsa yiyecek bulamayan, kıyafetlerini rehin bırakan, yollarda yarı aç yarı tok dolaşarak güçsüzlere ayrılmış yatakhanelerde sabahlayan yazar, yoksullardan korkuyu da işler eserinde. Serseri ve ahlaksız olarak görülen, görünmez bir kastla zengin kesimden her anlamda aşağılık sayılan aynı zamanda da sistemin tamamen aleyhlerine işlediği beş parasız insanlar ve onların yaşamlarının anlatıldığı eseri çok beğendim. Tavsiye ederim. Yazar, kitaba şu cümlelerle son veriyor: ... beş parasız kalarak kesinlikle öğrendiğim bir iki şeyi gösterebilirim. BİR DAHA HİÇBİR ZAMAN SERSERİLERİN BERDUŞ AHLAKSIZLAR OLDUKLARINI DÜŞÜNMEYECEĞİM (çünkü sistem ve toplum onları düşünmüyor ve aşağılık olarak görüyor) YA DA BİR PENİ VERDİM DİYE BİR DİLENCİNİN BANA MİNNETTAR OLMASINI BEKLEMEYECEĞİM, İŞSİZ ADAMLAR NEDEN UYUŞUK DİYE ŞAŞIRMAYACAĞIM (iyi beslenmiyorlar temel ihtiyaçlarını karşılayamıyorlar, barınma,
Paris ve Londra'da Beş ParasızGeorge Orwell · Venedik Yayınları · 20208bin okunma
Aylak Adam İnceleme
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2024 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2024 22:57
Aylak Adam romanı, C karakteri üzerinden insanı bazı konular üzerinde düşünmeye, sorgulamaya iten aynı zamanda da hüzünlendiren bir eser oldu benim için. Baş karakter C, içsel çatışma yaşayan, eğitim almış, mirasyedi bir aydın olarak karşımıza çıkıyor. Çoğu insandan farklı bir karakter ve okunmaya değer bir eser olduğunu düşünüyorum. Yusuf Atılgan Aylak Adam
Aylak AdamYusuf Atılgan · Can Yayınları · 201971bin okunma
Vurun Kahpeye İnceleme
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2024 2. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2024 20:39
"Onun çektiği azabın, yaptığı fedakârlığın derecesini ölçebilecek kudretim yok. Bana, büyük fedakârlığı temiz kalarak yaptığını tekrar edecek olan güzel dudaklar, ARTIK SONSUZA DEK SUSMUŞ BULUNUYOR." Milli mücadele yılları... Anadolu işgal altında, düzenli ordu toparlanmaya çalışmakta. Verilen savaş sadece düşmanla değil aynı zamanda vatan içindeki eğitimsizlerle, çıkarları için düşman safında yer alan hainlerle ve dindar görünüp fitne çıkaran dinsizlerle. İstanbul'dan Anadolu'nun meçhul kasabasına gelen öksüz ve yetim öğretmen Aliye. Adaletli bir kişiliğe sahip olan ve vatan sevgisini öğrencilerine aşılamaya gayret eden öğretmen, bir grup tarafından 'şeytanın kızı' ve 'kahpe' olarak görülüyor. Yunan kumandan Damyanos karakteri vahşi ve Türk'ü öldürmekten, malına sahip olmaktan zevk alıyor. Olaylar gelişirken Aliye öğretmene aşık olan Damyanos onunla evlenebilmek için her şeyden vazgeçmeyi göze alabilecek birine dönüşüyor. (Karakter dönüşümü ve bir kadın için her şeyi göze alabilecek birine dönüşmesi etkileyici.) Kuvayı Milliye birliklerinden birinin komutanı Tosun da Aliye'ye aşık ama vatan savunması onun için aşkının önünde gelmekte. Karşılıksız değil bu aşk. Tosun, önemli bir saldırı öncesi Aliye'ye gidiyor ve onun Yunan karargahından bilgi almasını istiyor. Bu görev Aliye için çok zor çünkü kasabanın eşrafından olan Hacı Fettah ve Hüseyin'in düşmanlığı bir yana Yunan kumandanının yanına gitmesi kasaba halkı tarafından namussuz olarak görülmesi anlamına geliyor. Aliye, kendisine ana-babalık yapmış olan Ömer efendi ve Gülsüm hanıma vermiş olduğu sözü hatırlıyor "Toprağınız toprağım, eviniz evim; bu diyarın çocukları için bir ana, bir ışık olacağım ve hiçbir şeyden korkmayacağım; vallahi ve billahi!" Gidiyor... Tosun için, bu diyarın çocukları
İnceleme
Vurun KahpeyeHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 202313,7bin okunma
Reklam