Aylin

HÜSEYİN RAHMİ GÜRPINAR TÜRK EDEBİYATINA KONMUŞ BİR PİYANGODUR
10/10
·456 syf.··
2026 4. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 21 Mart 2026 14:27
Yazarın okuduğum ikinci kitabı olan Şıpsevdi, her sayfasında beni merakla alıp başka dünyalara götüren eşsiz bir başyapıt. Kıymetli edebi servetimiz olan Gürpınar'ı bu kadar geç keşfetmiş olduğum için, ilgilisine neden bu kitabı okumalı diye nutuk çekmekte kendimce haklı bir yer edinmiş olmam sebebiyle kitabı analiz etmeye karar verdim. Şıpsevdi kitabının yazıldığı tarih olan 1901-1908 tarihleri arasında Modern Türkiye'nin henüz kurulmamış olduğu Osmanlı Devletinde neler olduğunu temel olarak bilmek faydalıdır, çünkü o zamanın etiketi olan ''Alaturka saatten alafranga saate geçiş eğilimi'' baz alırsak, modernleşmeye çalışan bir Osmanlı Devleti'nde yaşayan ''elit'' tabakayı etkisi altına alan Fransız okullarında alınan Fransızca eğitimin (Galatasaray Lisesi) döneminin bireysel bakış açısına da etkisi oldukça büyük. Ana karakterimiz olan Meftun, işte böyle bir geçişin getirdiği modernleşme çabasının etkisiyle, döneminin önemli dillerinden olan Fransızcaya ve bu dilin getirdiği dünyanın kendisine sunduğu yeniliklere aklını kaptırmış bir meczup olarak karşımıza çıkıyor. Meftun ile meczup kelimelerini birbiriyle paralel kullanmamın sebebi bu karakterimizin Avrupa geleneklerine meczuplaşmasından kaynaklanıyor. Yaşamakta olduğu dünya ile kafasında kendine yaratmaya çalıştığı iki farklı anlayışın içinde sıkışan, ama bu sıkışmanın asla farkında olmayarak; aksine çevresini bu sıkışmanın içine almaya çalışan tezat bir karakter oluşumunun vücut bulmuş hali oluyor. ''Alafrangalık nasıl öğrenilir?...Oralarda bulunmayanlar bu görgü kurallarını nasıl öğrenebilirler?...Meftun bu hususta çok düşündü...Uzun uzadıya düşündükten sonra bu güç işin öğretim ve öğrenilmesini kolaylaştırılması konusunda bir eser yazmaya karar verdi.'' Kitaptan aldığım şu kesit ile, Meftun karakterimizin
ŞıpsevdiHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20253,413 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
I-XV
10/10
·456 syf.··
2024 6. kitabı
Bu kitabı okumadan önce temel bir Yunan mitoloji bilginizin olması gerektiğini düşünüyorum, dipnotlar ile zenginleştirilen kitapta daha öncesinden kendinize kattığınız bilgiyle okumak kitaptan alacağınız verimi daha çok artıracaktır. Lirik anlatımla epikleştirilen kitapta Ovid adeta bizlere alışık olduğumuz Troya savaşının hikayesinden; Neptunus ve Minerva'nın Atina kentinin egemenliği için yapmış olduğu rekabetine kadar incelenmiş hikayelerden oluşmakta... Evet zeytin ağacının Atina için kutsallığı da bu hikayeye dayanıyor o zamanlarda seçilen on iki tanrı zeytini daha değerli bularak kenti Minerva'ya teslim etmiş... Şahsen bu kitabın sindirilerek okunması gerektiğini düşünüyorum, anlatılan hikayelerden kendinize de bol bol ders çıkarıyor olmanız İÖ 43 yılında doğmuş olan Roma'lı bir şairin hala daha kelimelerinin bende böyle sarsıcı ve güçlü etki bırakması bir yandan bu kitabın neden klasikler arasına girmiş olduğunu kanıtlar nitelikte. En küçük bitkiden, daha önce adını duyduğunuz ama hikayesi hakkında bilginizin olmadığı örneğin meşe ağacına kadar tüm doğasal özelliklerin anlatımıyla zenginleştiren Ovid kitabın sonlarına doğru zamanın ve evrenin sürekliliğinden ve ruhun hep şekil değiştirerek var olduğunu tıpkı bir veda konuşması gibi yazdığı dizeleriyle biz okuyuculara sunuyor. Bende sonlardan aldığım bir alıntıyı paylaşmak istiyorum: ''Hiçbir şey yoktur bütün Dünya'da değişmeden kalan, her şey akar ve gezinen her suret, biçimlendirilir. Zamanın kendisi de sürekli hareketle akıp gider, bir nehir de bundan başka türlü değildir çünkü ne nehir durabilir ne de tez saat; hani dalga, dalgayla itildiğinde, arkasından gelenle önce kendisi zorlanır ve önündekini zorlar ya işte öyle, zaman, benzer biçimde kaçar ve benzer biçimde takip eder, daima yenidir çünkü evvel
Dönüşümler 1-15Ovidius · Yapı Kredi Yayınları · 2019348 okunma
10/10
·127 syf.··
2019 11. kitabı
Okuduğum ilk Woolf kitabı ve son sayfalarımı hayran olmuş bir halde kapadım. Kitap genel olarak kadın yazarların on sekizinci yüzyıl İngilteresinde neden atılım yapamadığını ve onların önüne konulan kısıtlamaların nasıl engel oluşturduğunu ele alırken günümüz kadınlarına öğüt de vermeyi unutmuyor. Feminist düşüncelere yer verilmiş ve bazı noktaların tarafsız değerlendirilmesi de sevdiğim bir noktası oldu. Bence en önemli ana fikir kadınların hangi koşullarda olursa olsun yazıp, çalışıp kendi ayaklarının üzerinde durmaları gerektiğini vurgulaması Woolf'un. Kitap kesinlikle okunmaya değer ve yazma üzerine yoğunlaşan insanlar için çok ders alınacak noktalar olduğunu söyleyebilirim. İyi okumalar:)
Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf · İletişim Kitabevi · 202148,2bin okunma
10/10
·264 syf.··
2019 3. kitabı
Kızıl Damga, Amerikaya ilk yerleşen topluluklardan birisi olan Püritenlerin yaşam şeklini merkezi tema alan bir kitap. Yazarımız Püritenlerin toplumlarda işlenen günahlara verdiği tepkileri gayet iyi yansıtmış, bu açıdan Amerikan edebiyatı ile ilgilenenlere iyi bir kaynak ve bakış açısı sağlıyor. Nathaniel Howthorne bu kitabıyla dilinin ne kadar akıcı ve toplumda yaptığı gözlemlerin ne kadar yerinde olduğunu bana bir kez daha kanıtlamış oldu. Okurken sıkılmayacağınız aksine olayların akışıyla elinizden düşmeyecek nitelikte bir kitap. Ben çok sevdim, Amerikan edebiyatının en önemli yapıtından birisi olan Kızıl Damga'yı kesinlikle okuyun!
Edebiyat
Kızıl DamgaNathaniel Hawthorne · Bilge Kültür Sanat · 20231,344 okunma