"Canını yaksa da sevmeye devam edersin ya, işte aynen ondan..."
"Böyle bir geceyi bütün varlığımızla içemeyişimizin sebebi, kafamızı birçok saçma şeylerin doldurmuş olmasıdır. On bin, yirmi bin sene evvelki insanlar gibi olabilsek, tabiatı onların gözüyle görsek, muhakkak ki şimdi burada böyle sükûnetle oturamazdık. Onlar güneşi, ayı, falanca büyük tepeyi veya filan bulutu ve yıldırımı babalarının hayrına mı Allah yaptılar? Onlar tabiatta saklı duran ruhu bizden iyi anlamışlardır. Halbuki bizim bunu yapmamıza imkân yok. Minimini kafalarımızı ukalaca kitaplar, birbirinden çürük bilgiler, neticesi olmayan hesaplar ve Allah kahretsin, karmakarışık menfaat düşünceleri dolduruyor... Söyle, hangi ilim, hangi şiir, hangi aşk, hangi devlet bu manzaradan daha güzel, daha muhteşemdir? Buna rağmen burnumuzu kaldırmadan bozuk kaldırımlarda yürüyüp gitmekte devam ediyoruz. Dünyadaki insanların acaba kaç binde biri şu anda başını aya çevirmiştir? Halbuki o her şeyi, herkesi görüyor ve gafletimizin üstüne o tatlı, o iyi tebessümünü serpiyor. Dikkatle baksam onun parlak çehresi üzerinde birçok şeyler göreceğimi zannediyorum. Şu dakikada sarı nehir üzerindeki kayıklarında uyuyan yorgun kulileri, iri Hindistan cevizi ağaçlarının dalları arasında tüneyen papağanları, başlarını Nil'in kırmızı sahillerine yaslayarak dinlenen timsahları ve herhangi büyük bir şehrin herhangi bir eğlence bahçesindeki sevgilisini belinden kavrayan sarhoş kibarzadeleri aydınlatan hep aynı ışıktır. Halbuki ne kadar masum bir yüzü var; harp meydanlarında bağırsaklarını avuçlayarak ölenleri, apartman kapılarının önüne bırakılan çöp tenekelerini karıştırıp gıda arayanları, aynı gecede ikinci âşıkını pencereden içeri almaya çalışanları gördüğü halde güzelliğini ve saffetini muhafaza edebiliyor. Bizler her gördüğümüz fenalığın ve rezaletin bir parçasını ruhumuzda ebediyen beraber
Sayfa 93·Kitabı okuyor
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Burası çok tuhaf bir yer biliyor musun? Buradaki insan adeta ölmüş gibi. Şimdi sen buradasın, ben buradayım, ne bileyim abi dışarıdaki hayat devam ediyor. Dışarıda babasın, oğulsun, kocasın, sevgilisin ama burada sadece mahkûmsun. Dışarıdaki vasıfların burada anlamsız, şöyle de bir tarafı var hapishanenin, sensiz hayatın nasıl devam ettiğini görüyorsun, hayat sensiz de devam ediyor abi ve sen bunun nasıl devam ettiğini görebiliyorsun." "İnsan ölünce de çevresinin hayatı devam ediyor. Sensiz, bensiz bir hayatın ön izlenimini hapisteyken görebiliyorsun." "Aynen öyle abi. Eşin, sevgilin bir şekilde çalışıyor, günlük sorumluluklarını yerine getiriyor ama sen yoksun, buradayken dışarıda yarı ölüsün."
Sayfa 85·Kitabı okudu
- Anneannee! Benim, ben. Deli kızın geldi. Benim can kuşum. Kanatlanıp uçtun, gittin ya! Ben kimin koynuna saklanacağım şimdi? Kime anlatacağım her şeyimi? Nasıl da kızardın bana! Ama kızmazdın aslında. Aynen böyle, devam et derdin, gizliden biliyorum. Bunu hep hissettim. Bu dünyada en çok sevdiğim, en değer verdiğimdin. Seni çok özlicem anneannee yaa. (Derken gözyaşlarına boğulup iç çeke çeke ağlamaya başlamıştı.) Gelen bu kız çocuğu? Biriyle konuşuyodum demin. Yoksa çok önce miydi? Bilemedim şimdi. Ama "Deli kız" bu. Canım torunum, şimdi tanıdım. Aynen söylediğin gibi kızım. Sana o dünyalık kızarken, içimden senin yaptıklarını yapamadığım için kıskanıyordum belki de. Senin anlattığın heyecanları, aşkları, yaramazlıkları yapamadığım içinmiş ki sana yürekten kızamadım hiç. Sen de anlamışsın. Zeki kızsın. Deliliğin de burdan geliyor zaten. Ne diyordum? Unuttum bak. Toparlayamıyorum artık düşüncelerimi. Sanki her kelime, birbirinden uzak köşelere dağılmışlar, onları toparlarken ne söylemek istediğimi unutuyorum artık.
Sayfa 88·Kitabı okudu
İsra açıklama
"...büyünün bir insana etkisi sanki taşın insan vücuduna çarpması gibidir. Bir peygamberin geçici bir süre büyüden etkilenmiş olması, onun peygamberliğini zedelemez. Aynen bir peygamberi zehirin etkilemesi veya bir peygamberin yaralanması gibi; bir peygamber belirli bir süre bir sihirin, bir büyünün etkisinde de kalabilir. Böyle geçici bir süre devam eden büyü onun peygamberliğine zarar vermez."¹
Doğu, Batı ve Küresel İnsan
Ancak tarih daima bastırılmış olanın geri dönüşüdür: aynen insan doğasındaki psikolojik süreçler gibi toplumların da kolektif bilinç dışı alanları vardır ve doğalarına aykırı bir baskıya maruz kaldıklarında da sosyo-psikolojik bir çatışmanın içerisine girerler. Bu çatışmanın alanı siyasal ya da ekonomik açıdan oluşabileceği gibi kültür ya da inanç bağlamında da gerçekleşebilir. Küreselleşme süreci salt Batı aklının dayatması ile devam eder ve doğunun bakış açısını da göz önüne alarak uyumlu bir şekilde evrimini gerçekleştirmezse bu durum doğu ile batı arasındaki medeniyetler çatışmasını derinleştirecektir.
Sayfa 20·Kitabı okudu