Toplumun, en iyi ev hanımı ve anne olup ocağı tüttürmenin ödüllendirileceğini öğrettiği bu kadınlar, gerçekten de, evlilik ahlakındaki sismik kaymayla birlikte köklerinden koparılmış, “ortada kalmışlardır.” Yıllar önce, okul sıralarında geliştirdikleri yetenekleri çoktan köreldiği için, yeteneksiz olduklarına inanırlar. Kasları da, kafaları da kullanılmamıştır. Yaşamlarını, erkeklerin onlara destek olmak için her zaman hazır olacağı yolundaki Sindrella mitine inanarak harcamışlardır.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Aileyle evde geçirilen zamandan sonra dışarı çıkmak şok edici olabilir ve genellikle böyle de olur. Evdeki kadınlar “tekrar dış dünyaya girmeye” kalkışıncaya kadar ne kadar korunduklarının ve acemi olduklarının farkına varmazlar. Evde, diyor Ruth Moulton, “kadın aileye bakıyormuş gibi gözükse de, esas itibarıyla çocuksu ve bağımlı kalabilmektedir. Ancak dışarı çıkmaya çalıştığı zaman gerçekte ne kadar fobik, dar, bilgisiz ve hazırlıksız olduğunu keşfeder.
Manhattan’da Dr. Symonds, terapi uyguladığı birçok başarılı, üst mevkilere gelmiş kadında, kendini kısıtlama sorununun yaygın olduğunu gözlemiş. Kendi doğal yetenekleri açısından birçok kadın, sakatlanmış, potansiyellerini tam olarak gerçekleştirme yetisinden yoksun gözükmektedir.
Bugün kadınlara kulak verdiğiniz an, “yeni kadının” gerçekte hiç de yeni olmadığını, bir mutan olduğunu keşfedersiniz. Kadın, eski ile yeni olmak üzere iki farklı değer grubu arasında mekik dokuyarak, bir tür Asla-Asla Ülkesinde yaşar.