Düş(ün)üyordun..
Belleğinde eriyen silüetin..
Gözlerin boşlukta, ruhun huzursuzluğun mengenesinde..
Huzursuzluk, bir vücuda sığınmak istese küçücük gövden ini olurdu..
Sen düş(ün)ürdün, bense üşürdüm..
Sen kara bir boşlukta, hiç keyif almamışçasına bu hayatın içinden geçip giderken,
ben mesafelerce üşürdüm..
Saçları okşanan minik bir kız çocuğu,
Gözlerinde umut, gözleri derya deniz..
Elleri sıcacık güvende,
Ruhuna dokunan sözcükler belleğinde,
Bedeni koca bir çınar gölgesinde...
Düşünüyorum "o tam olacak" diye,
Siluetine yansıyan sevgi
Sarmaşığa dönüşecek yüreğinde..
Bazıları diyorum; bazıları şanslı doğar..
Bazıları ise tam doğup, eksik yaşar,
Birkaç duygu sözcüğünün ihtimaline sığınır,
Kopar köklerinden, ayrık otu gibi ordan oraya savrulur durur.
Merhametine sığınmak,
Şefkatini bulamadıklarımızın...
Acıtır... ağrıtır..
Nerede, kaç yaşında olursan ol inceden bir sızı bırakır ..
Esasında eni sonu sîret surete yansır
Pamuk ipliğine bağlı o sancılar
Yüreğine ok gibi saplanır, saplanır...