Puan vermedi·440 syf.··
2026 3. kitabı
Ayrılış! “Her sabah uyanış,sıradan dünyanın eşiğini aşmaktır.Bir çağrı gelir:içsel bir ses, merhametin ve kırılganlığın yankısı.İnsan,kendi içindeki karanlıkla yüzleşmek için yola çıkar.” Erginleşmek! “Yolda sınavlar vardır:yalnızlık,sabır, bekleyiş. Her karşılaşma bir öğretmen,her yara bir bilgelik olur.Balinanın karnında,sessizlikte yeniden doğar.Kendi içindeki şefkati keşfeder, kırılganlığını güç kaynağına dönüştürür.” Dönüş! “Artık geri döner:sıradan dünyaya ama sıradan olmayan bir kalple. Yanında taşıdığı armağan,merhametin sözü ve şiirin ışığıdır.İnsan, yolculuğunu başkalarıyla paylaşır;çünkü kahraman,yalnız kendisi için değil,tüm insanlık için dönüşür.” -“Kırılganlık,yolculuğun en güçlü zırhıdır.” “Her sabah,sıradan dünyanın kapıları aralanır. Bir çağrı gelir:içten bir ses,merhametin ve kırılganlığın yankısı. İnsan,alışılmış düzenin güvenli kıyılarından ayrılır. Arkasında tanıdık sokaklar,bildik yüzler kalır; önünde ise bilinmeyen bir yol,sessiz bir davet vardır. Mentor, bazen bir kitapta,bazen bir şarkıda, bazen bir dua cümlesinde belirir. O ses der ki: ‘Kendi içindeki ışığı bulmak için karanlığa adım atmalısın.’ Sevgilerimle
Kahramanın Sonsuz YolculuğuJoseph Campbell · İthaki Yayınları · 20171,178 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2026 39. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 23:21
Benim için çok özel, unutulmaz bir hikaye oldu. Dramı insanın damarlarından vermeyi başarabilen bir yazar Çağan Irmak. Zaten yönetmenliği ile kendini kanıtlamış, dehasını da olağanüstü hikayeler ortaya koyarak gösteren bir isim. Onun zihninden çıkan cümleler içimi dağladı kitabın ilk sayfasından itibaren. Başından sonuna kadar gözyaşlarıma hakim olamadım. Bir bedeni paylaşan siyam ikizleri Batuhan ve Baturgan'ın hikayesi doğdukları andan itibaren hem onlara hem de okuyucuya hayatın en acımasız en dobra yanlarını sunuyor. Onlarla beraber bütün bir hayatı yaşamış, kederlerine de mutluluklarına da şahitlik etmiş gibi hissediyorum. Sanki sadece kurgusal karakterler değillerdi de gerçekten onları tanımışım. İyi ki vardınız her şeye rağmen, iyi ki okurluk hayatımdan geçtiniz çocuklar. Kalbi acıya dayanıklı herkese tavsiye ediyorum okumalarını.
AyrılışÇağan Irmak · Doğan Kitap · 2024897 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·160 syf.·
2026 32. kitabı
Oxford'da eğitim gören Barnes, 1960'lı yıllara dair anılarında yolculuğa çıkıyor. Ve okul arkadaşı Stephen ve Jean hatırına geliyor. Tanışmalarına vesile olmuş, birlikteliklerinin mezuniyet sonrası da süreceğini düşünürken ayrılıkları ile hayal kırıklığına uğramış. Ve sonra aradan yıllar geçmiş, Stephen ile tekrar yolları kesişmiş. ikinci kez Jean ile bir araya gelmelerine aracılık eden Barnes o sıralarda kanserle mücadele etmektedir. İkilinin ilişkisinde yaşanan olumsuzluklardan kendisini sorumlu tutmaya başlar. Zira artık hiçbiri yıllar önceki gibi değildir... Aslında toplamda kırk yıllık bir hikayeyi anlatıyor olsa da, gerçek hayattan kesitler sunması, yazarın birinci anlatıcı olması, kitabı roman havasından çıkartıyor. Benim okuduğum ilk Julian Barnes kitabı idi. Hafıza, kayıplar, hastalıklar, bilinç, ayrılıklar gibi konulara değinen bu otobiyografik anlatıda sıklıkla Proust'un, ıhlamura batırılmış madlen keki dahil, kulaklarını kulaklarını çınlatmış Barnes. Alıntıların sebebi ise aynı fikirde olması değil tam tersine onunla aynı fikirde olmadığını göstermek. Yazar bu kitabı için 'son' kitabım demiş ve hastalığından tüm içtenliğiyle bahsetmiş. Barnes sevenlerin muhakkak edinmek isteyeceği bir kitap bu. Ben de kitaplığımdaki diğer üç kitabından birini seçip okuyacağım.
Ayrılış(lar)Julian Barnes · Ayrıntı Yayınları · 20268 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2026 42. kitabı
Insanin iki yani iyi ve kotu... Iyilikle koyulugu ayri vucuttlarda ama birbirinden ayrilamaz sekilde siyam ikizleri uzerinden tasvir etmesi fikrine bayildim Cagan Irmak in yaratici tarzinin guzel bir ornegi olmus..Hepimizin icine ki iyilik ile kotulugun yansimasini anlatmis aslinda..
AyrılışÇağan Irmak · Doğan Kitap · 2024897 okunma
8/10
·158 syf.··
2026 7. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 16:30
Oldukça uzun bir inceleme olacak: İnceleme ve özet seklinde. SPOİLER İÇERİR DİKKAT!! Yaşar Kemal’in Teneke romanı, her ne kadar yerel ağızlar ve yoğun yöresel ifadeler nedeniyle yer yer okuma akışını zorlaştırsa da, okuyucuya sunduğu o samimi anlatımıyla tam bir Toplumcu Gerçekçi klasik. Ben Yaşar Kemal'le, Orhan Kemal'le, Fakir Baykurt'la çok geç tanıştım. Biraz tersten başladım edebiyata ilkokul ve lisede Rus edebiyatını çok severdim. Romanın yapısal olarak iki farklı yazım tarzından (bir kısmı tiyatro, bir kısmı düz metin) oluşması ve olay örgüsünde ufak nüans farklarının bulunması edebi açıdan ilginç bir deneyim. Ancak bir okur olarak ben ikinci kısımdaki o tiyatro kısmının tamamen düz yazıya çevrilmesini ve kitabının orada yer alan olay örgüsü üzerine kurgulanmasını isterdim. Kitabı okurken asıl yoğunlaştığım ve beni derin düşüncelere sevk eden kısım, genç Kaymakam Fikret’in iç dünyası ve bürokratik yalnızlığı oldu. Yazarın, onun içsel sorgulamalarına daha fazla yer vermesini çok isterdim. Çünkü devlet mekanizmasında, hele ki böylesine sorumluluk gerektiren makamlarda işe yeni başlayan biri için hayat asla kitaplarda yazıldığı gibi ilerlemiyor. Fakültede, kanunlarda öğrendiğiniz teorik bilgiler sizi pratik yaşamın kurtlar sofrasına hazırlamaya yetmiyor. Önünüze "Ne olacak ki, altı üstü bir imza" diye getirilen kağıtların arkasındaki trajedileri görebilmek için acı tecrübeler gerekiyor. Tam da bu noktada, romandaki Katip Resul karakteri gibi, bürokrasiyi ve hayatı iyi bilen akıl hocalarına denk gelmenin memuriyette ne kadar büyük bir şans olduğunu kendi hayatımdan da biliyorum. Memur olan arkadaşlar beni anlayacaktır. Ancak mesleğe çok erken yaşta başlamış ve çekirdekten yetişmiş bir devlet memuru olarak, Kaymakam Fikret’in yöntemine dair bir şerh düşmeden
TenekeYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 201712,4bin okunma
İngiliz Komutan Anlatıyor (Charles Harington)
8/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
İngiliz komutan anlatıyor: İstanbul’da işgal yılları İşgal orduları başkumandanı olan Charles Harington’ın hayatını anlatan bir otobiyografi eseridir. İstanbul’un işgal yıllarında Charles Harington, Müttefik Devletler’in başkomutanıydı. Kendisi, İngiltere Harp Akademisi’nde gösterdiği başarılar sayesinde hızla yükselmiştir. Mezuniyetinden sonra Güney Afrika’da, İrlanda’da ve Birinci Dünya Savaşı cephelerinde görev yapmıştır. Ypres ve Flanders cephelerinde de bulunmuştur. Ateşkes anlaşmasından sonra İmparatorluk Genelkurmayı’nda yardımcı görevine yükselmiştir.1920-1922 yılları arasında İstanbul’da görev yapmış ve birçok önemli sorumluluk üstlenmiştir. Bunlardan biri de Sultan Vahdettin’in İstanbul’dan ayrılış sürecini yönetmesidir. Bunun yanı sıra, Mudanya Ateşkes Antlaşması’nda görevli olan İsmet Paşa ile anlaşmalara imza atmıştır. Son olarak, Müttefik işgal kuvvetlerinin İstanbul’dan geri çekilmesi sürecinde etkin bir rol oynamıştır Kitabın kapağı ilgimi çektiği için okumak istedim. İlk okumaya başladığımda biraz şaşırdım. Spor hayatından çok fazla bahsetmesi nedeniyle biraz sıkıldım. Ancak 30 sayfadan sonra farklı konulara değinilmesiyle kitabın sürükleyiciliği arttı. Sonuç olarak, kitaptaki olayları kendi bakış açısıyla yazmasına rağmen bence okunup fikir edinilebilecek bir eserdir.Kitapta dikkatimi çeken birçok olay vardır. Bunlardan biri de İngilizlerin diğer ülkeler üzerinde nasıl hâkimiyet kurduğu ve kendi ülkesi ile insanları için özveriyle çalışmasıdır. Tarih kitapları çoğu zaman yazarının bakış açısını, düşünce yapısını ve ait olduğu toplumun çıkarlarını yansıtır. Bu yüzden okuyucunun, anlatılanları tek bir doğru olarak kabul etmek yerine farklı kaynaklardan yararlanarak olaylara tarafsız ve sorgulayıcı bir gözle bakabilmesi önemlidir.
Tarih
İngiliz Komutan AnlatıyorCharles Harington · Kronik Kitap · 202374 okunma