“I found myself within a forest dark, for the straightfoward pathway had been lost. Ah me! How hard a thing is to say, what was this forest savage, rough, and stern, which in the very thought renews the fear. So bitter is it, death is little more...”
“Herkesin kendisine göre bir hücresi var. Bazılarınınki daha genişse, neyi değiştirir? Mahkum olduktan sonra hayata, fark eder mi üçe üç bir oda ya da binlerce kilometrelik bir ülke?”
Kayra, bir gün bana "Mutsuzluğuna hiçbir çare aramıyorsun" demişti. "Ve en büyük acının kendininkinin olduğunu düşünüyorsun. Dünyadan haberi olmayan bütün gerizekalılar gibi. Ölmesine çeyrek kalmış, herkesi yaşadığına pişman etmeye çalışan, sağlıklı oldukları için suçluluk duymalarını isteyen hastalıklı, yaşlı bir kadın gibisin."
"Léon, hiçbir sonuca ermeksizin sevmekten bezmişti, hani insan, hiçbir şeye karşı ilgisi, hiçbir şeyden umudu kalmayınca hayatın her gün değişmeyen tekrarı altında ezilir gibi olur, Léon da kendinde işte böyle bir hal hissetmeye başlıyordu."