Puan vermedi·368 syf.··
2025 36. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2025 14:18
Esenlikler. Bilindiği üzere özellikle batı dünyasının Türkleri ilkel görme eğilimi vardır. Türklerin sözcük dağarcığının yetersizliği, birçok sözcüğün milli olmaması gibi sözler söylemektedirler. Komşu milletler(Çinliler, Soğdlar) daha üstün uygarlıga sahipken Türkler ilkel bir hayat sürdürmekte ve dünyadan habersiz biçimde hayvanlarıyla ve onların sunduğu nimetlerle meşgul olmaktadırlar. İşte bu kitabın yazılma amacı Türklerin sanıldığı gibi ilkel olmadığını hatta bozkırdaki ağır yaşam şartları düşünüldüğünde oldukça ileri düzeyde olduğunu kendi yazılı belgelerinden ispat etmektir. Her ne kadar bize düşman olsalar da biz birçok tarihi, kültürel kaynağımızı komşu milletlerin yazılı vesikalarından almaktayız. Ne kadar tahrif edilmiş olsa da Türklükle ilgili birçok kaynağı onlardan almaktayız. Erhan Aydın kitapta tartışılan her sözcüğü yabancı kaynaklardan da örnek vererek açıklamıştır. Tartışılan her kelimeyi farklı, yabancı kaynakta arayan araştırmacılara da bu kitabında cevap vermiştir. Kitap on bir bölümden oluşmaktadır. İlk olarak 1) Türklerin En Eski Dönemleri. Türklerin tarih sahnesinde ilk ortaya çıktığı yer sürekli tartışılan bir konudur. Bu konuda çeşitli görüşler vardır. Vambery'e göre Türklerin ilk yurdu Sayan Dağları ile Altay Dağları arasındadır. Ramstedt Doğu Asya Kingan Dağlarını söylemekte, Zeki Velidi Togan ise Batı Türkistan'da Tanrı Dağları ve Aral Gölü arasında olduğunu söyler. Ahmet Taşağıl Altay Dağları'nın güney eteklerinde olduğunu söyler bu görüş bütün Çin kaynaklarının belirttiği ortak görüştür. Bir diğer konu ise Türk ismini nereden aldığımız. Türk adı 1. ve 2. Köktürk Devleti'nin adıdır. Çin kaynaklarında Tujue olarak geçer. Türk adı runik harfli metinlerde iki türlü yazılmış Türk ve Türük. Bu konu kitapta ayrıntılı şekilde konu edilmiş,
Taşa Kazınan TarihErhan Aydın · Kronik Kitap · 201894 okunma
10/10
·279 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
Ferhat Arman "Öd tengri aysar kişi oglı köp ölgeli törümiş" / "Zamanı tanrı yaşar; insanoğlu ölmek için türemiş" Ben öyle bir kitap okudum ki... Bir tarih kurgusunu insan ağlayarak okur mu? Okur. Nereden başlayayım, nasıl anlatayım... Yazarımız öyle bir kitap hediye etmiş ki bize, okumamak gerçekten büyük kayıp. Bir Türkoloji öğrencisi olarak yazarın Türk kültürüne ve Türk terminolojisine hâkimiyetine hayran kaldım. Orhun Yazıtları'nı öyle güzel işlemiş, öyle güzel kurguya dahil etmiş ki... Neredeyse yazıldığı döneme yaşayıp şahitlik ettiğini düşüneceğim Tarihimizin, gençlerimiz tarafından pek az bilinen dönemlerini akıcı bir üslupla, bizi o günlerin içine çekerek, akılcı kalıcı kurgularla destekleyerek şahane bir biçimde bizlere sunmuş. Savaş sahnelerini okumuyor, yaşıyorsunuz. Her şey gözünüzde birebir canlanıyor ve siz kendinizi sanki bir film izlerken buluyorsunuz. Betimlemelerini çok yerinde ve çok gerçekçi buldum. Altını çizdiğim, not ettiğim çok yer oldu. Hepsini buraya almam mümkün değil ama çok etkilendiğim bir iki alıntı bırakcağım. Ferhat Beye bu çalışmasından dolayı saygılarımı ve minnetlerimi iletiyorum.
Türk Adını UnutmaFerhat Arman · Alaska Yayınevi · 202455 okunma
Reklam
5/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2024 7. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 27 Temmuz 2024 23:02
Edebiyat dünyasında farklı türlerde kaleme alınan öykülerin bir arada bulunduğu öykü seçkisinde bir ölümsüz ve ona aşık olan gölgenin yaşamlarına dair kurgulanan rivayetlerden yazarların eserlerindeki temaların ve anlatım tekniklerinin belirginleşmesine olanak veriyor. Bu öykülerin her biri, farklı anlatım tarzları ve temalarıyla okurların ilgisini çekmeyi başaran özgün eserlerdir. Mitolojiden tarihe, gerilimden bilimkurguya uzanan bu eserler, okurları sadece kurgusal bir yolculuğa çıkarmakla kalmıyor. Aynı zamanda onları derin bir kültürel mirasın kalbine davet ediyor. Bu öyküler, zamanın ötesinde bir anlam taşıyarak, her satırda yeni bir keşif vaat ediyor. Olağan Kahramanlar (Funda Özlem ŞERAN); Korku-gerilim öyküsünü bekleyen okurlarına bu sefer polisiye tarzında başarılı olacağının sinyali verdi. Akıcılık, sürükleyicilik ve merak uyandırıcılık belli kısımlarda sonra sahneye çıktığı öyküde Eski Türkler'de yaşam ağacına Hayat Ağacı yerine Ulu Kayın derler. İslamdaki karşılığı ise Tuba Ağacıdır. Öyküde Türk Mitolojisini kusursuz bir şekilde işlenirken safkan kötü olan daha doğrusu kalbinde iyiliğe ve güzelliğe dair iz olmayanların için Eski Türkler'de ruhları yer altına hapis olup bedenleri ise körmös denilen kötücül ruhlar kullanıldığını öğrendik. Aslında öykünün belli yerde Adem Bey, seri katil olduğu sinyali veriliyor. Nefes için Türk kültüründe ya bir şaman (Dede Korkut) yada Alkarısı motifleri kullanılabilinirdi. Gölge'nin Doğduğu Şehir (Saygın ERSİN); Tarihi kurgu ve düşsel kurgunun iç içe geçtiği öyküde aslında bu evrende yalnız olmadığımızın göstergesidir. Tarihi kurgu açısında başarılı olan öyküde Selçuklu Tarihi'nden bir kesiti kurgularken tarafsız bir şekilde İslam dini kisvesi altında Arapseviciliği gütmeden tarihi okurlara sevdirmeye hissini veriyor.
Nefes RivayetleriAyfer Kafkas · Doğan Kitap · 202424 okunma
10/10
·144 syf.··
2024 43. kitabı
Yılanların akciğerlerinden bir tanesi sönüktür ve görevini yerine getirmez, desem?! Evet evet, yanlış duymadın. Hatta bu durum nedeniyle yılanlar tek akciğerli olarak bilinir. Bazı dişi kaplumbağaların yumurtlaması için erkek kaplumbağaya ihtiyacı yoktur. Bu türler kendi kendilerine yumurtlayabilirler. Bazı insanlar doğanın sadece kendileri için var olduğunu zanneder. Diğer canlılara yaşam hakkı tanımak istemezler. Oysa bütün canlılara hayat veren bir yaratıcı var. Hiçbir insanın bir başka canlının yaşam hakkını elinden alma hakkı yoktur! Doğadan, hayvanlardan, insanlardan ve tarihten öğrenilecek çok şey var. Ve insan her yaşında öğrenci olduğunu bilmeli ki mutlu olabilsin. Yeni şeyler öğrenmek hafızamızı dinç tutar. Vücudumuzun mutluluk hormonu salgılamasına yardımcı olur. Kıvrak Renkler Bilim Merkezi’nin konuğuydum. Kaplumbik Karti ve Dr. Gülnare ile önce kaplumbağaların dünyasına giriş yaptım. Sonra Tısır Tıslak ve Dr. Aysar ile yılanların evrenine doğru yol aldım. Kıtır Kıtlak ve Dr. Ayperi ile timsahların ortamlarını ağzım açık okurkeeenn Keçemen Kerti ve Dr. Kıranta ile kertenkelelerin aleminde yolculuğumu sona erdirdim. Sürüngen denilince aklımızda ve kalbimizde pembe baloncuklar oluşmuyordur belki ama dünyada yaratılan her canlının bir amacı olduğunu düşünecek olursak onları tanımak çok büyüleyiciydi. Yalan yok hala benden uzak olsunlar ama canları sağ olsun modundayım aramızda kalsın Renkli çizimleri, gerçek görselleri, puntosu ve sayfa düzeni derken 7’den 77’ye her yaş grubunun keyifle okuyacağı belgesel niteliğinde bir kitap olmuş. Okulların kapanmasına az kalan şu günlerde özellikle çevrenizdeki çocuklara yaz tatili hediyesi için biçilmiş kaftan. Yazım aşamasında çokça emek verildiğinin de şahidiyim. Olması gereken en iyi yerde olmalı.
Doğanın Kıvrak RenkleriSinem Dildade · Cezve Çocuk · 20241 okunma
Karaca
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2022 7. kitabı
Ah akşit ah ... Karaca seni hep sevdi nevardı bir dinleseydin kalbinin sesini laneti sen getirdin ... Sana çok kızgınım ... Hacı ana hep doğru olanı sana anlattı ama sen yine dinlemedin ah akş it ah..
Edebiyat
Aysar GöçHayriye Göztaş · Kutlu Yayınevi · 04 okunma
Analiz (Spoiler)
Puan vermedi·50 syf.··
2021 1. kitabı
Çıkış tarihi; 1918 İçerik 1.B Genel özet; Alman imparatorluğundan, eşiyle İsveç'e kaçan/taşınan bir ressamın yaşamış olduğu çelişki ele alınmıştır. Her ne kadar ressam savaşa katılmak istemesede İmparatorluktan gelen kağıt onu gitmeyi mecbur bırakmıştır. Kendisi kararsız, düşünceli ve mecnun yapısı yüzünden eşinede kendisinede zorlu zamanlar yaşatmıştır lakin yaşanan tartışmaların sonunda kendisi sınırda fikrini değiştirip evine geri dönmüştür. 1.C Kişiler; Ferdinand - Ana karakter, Ressam, Aysar fıtratı olan biri. Paula - Ferdinandın eşi, kararlı, güçlü, Net, sonuna kadar savaşan kişiliye sahip Sadık köpek - Ferdinand ile Paula nın evcil hayvanı. Sekreter Hazretleri - Alman elçiliğinde çalışan bürokrat. 1.D Mekanlar; - Zürih e yakın bir köy / Stüdyo daire - Alman elçiliği - İsveç Almanya sınırı - Tren / Gar 2.A Zaman; 1ci Dünya savaşı Çizgisel anlatım, zamanda kronik bozulma olmuyor. Gece Gündüz kavramları apaçık bir şekilde lanse edilmiş. 2.B Anlatıcı; Hakim Bakış Açısı; Yazarın ağızıyla yazılmış hikaye dinler misali. Dialog, Betimleme gibi teknikler her roman da olduğu gibi kullanılmış ve ana konuyu sunmakta faydası olmuştur. 3. Ana mesaj; İnsan hiç bir şeye mecbur değildir. Tek mecburiyet yemek, içmek, uyumaktır aslında, diğer kalan her şey kendi keyfimizdir. Lakin insanoğlu yukarlardan gelen emirleri mecburiyet kalıbına empoze etmiştir ve söylenilen her şeyi yapma gereğide bulunmuştur. Aynı bir köle gibi. Ve bu yanlıştır!
Analiz
MecburiyetStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202175,1bin okunma
Reklam