ebrar

Puan vermedi·264 syf.··
Beğendi
·
2021 4. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2021 23:00
"On sekizinci yüzyılda Fransa'da, dâhi ve iğrenç kişiler yönünden hiç de yoksul olmayan bu dönemin en dâhi ve en iğrenç kişilerinden biri sayılması gereken bir adam yaşadı." Bu adam Jean-Baptiste Grenouille. Dâhi, çünkü kokulara karşı inanılmaz derecede duyarlı, sadece burnuyla bile yaşayabilecek biri. Bir koklayışta asla duyulmayacak kokuları bile algılıyor. İğrenç, çünkü o, kokular uğruna dehşete uğratan bir yöntemle cinayetler işleyen bir katil. Ancak Grenouille'nin benliği yok, evet benlik. Kokularla kendi benliğini yaratmaya çalışıyor. Aslında Grenouille'nin kendine özgü kokusu yok, o nedenle kokuları kullanıyor. Oluşturduğu kokuların diğer insanlar üzerindeki etkisini okurken kokunun bu kadar güçlü olduğuna inanamayacaksınız. Örneğin, o, isterse asla dikkat çekmeyen bir dilenciye dönüşür, isterse saygıdeğer ve çekici bir beyefendiye, isterse de herkesin tapacağı 'Büyük Grenouille'e. İşte bunun için özel kokulara ihtiyacı var, ona göre 'özel' kokular. Bu da cinayetlerin sebebi. 'Sıradan insan' kokusu bile yapabiliyor, düşünün artık. Aynı zamanda Grenouille için gerçekten tuhaf biri denilebilir, dışarıdan gayet normal tabii. Mesela o gülüyorsa bu gerçek değildir, bilinçli olarak ağzını oynatıyordur sadece. Bu bilinçli yüz ifadelerine kokuları da ekleyerek olmak istediği insana dönüşebilir, güvenilir biri olabilir örneğin. Kokuların bu kadar etkili olduğunu fark etmenizi sağlayacak, kitabı okurken ve okuduktan sonra da koku duyunuzu daha farkına vararak kullanmanıza neden olacak bir kitap. Farklı bir bakış açısı kazandıracağını düşündüğüm Grenouille'ın hayatını okumanızı tavsiye ederim.
KokuPatrick Süskind · Can Yayınları · 201927,3bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·330 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2021 17:26
Livaneli'nin okuduğum 3. kitabı oldu, aynı zamanda Livaneli'yi daha sık okumam gerektiğini hatırlatan kitabı da bu oldu. Hayran kaldığım kitaplardan biridir artık. Kurgusu olsun, karakterleri olsun, çok sevdim her şeyiyle. Kurguyla gerçeğin iç içe olmasını bile çok sevdim, kurgu olan kısımlar da o kadar abartılı değildi zaten. Yine yer yer üzüldüm, yer yer tebessüm ettim, 'gazeteci kız'la şaşırdım, Hatice Hanım'la doğallığı sezdim. Her karakter öyle iyi yansıtılmış ki hayal etmek hiç zor olmadı. Ki okurken hayal etmek, kitabı yaşamak en önemli unsur bana göre. Kitabın belli bir yerinden sonrasını "Ne?! Nasıl?! Nasıl olur?!!!" diyerek okudum ve aynı şaşkınlıkla da bitti. Yanlış anlamış olmamak için de sonunu tekrar tekrar okudum, sindirmem için biraz vakit verdim kendime. O kadar gerçekçiydi işte... Sanki gazeteci kızla birlikteydim de her şeyi birlikte öğrendik, onunla yaşadık gibi... Başta Ahmet'in yaşam tarzını çok sevmiştim açıkçası, tanıdıklardan uzak bir yerde kitaplarla dolu bir hayat, hayali bile güzel. Bittikten sonra da dedim ki "Yok yok istemiyorum, Allah korusun :')" Sözün özü, öneriyorum, hem de şiddetle. Çok farklı bir hayata pencere açacağınızdan eminim, iyi okumalar.
Kardeşimin HikayesiZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2019126,4bin okunma
Puan vermedi·252 syf.··
Beğendi
·
2020 95. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Aralık 2020 03:16
Bir Jane Austen klasiği daha. Bu romanı yayımlanmak üzere tamamladığı ilk romanıymış ancak 'Yazar Hanım'ın vefatından sonra yayımlanmış. Kendisi de uyarıyor yazdıktan sonra geçen yıllar içinde pek çok şeyin değiştiğini, ki bu da hissediliyor. O döneme çok aşina olmasam da diğer kitaplarındaki sosyal hayatla karşılaştırıldığında bazı farklılıklar seziliyor. Ayrıca yazarın ara ara romana dahil olduğunu görüyoruz, bunun diğer romanlarında tekrarlandığını hatırlamıyorum. Genel olarak konusu her zamanki gibi gündelik yaşama bağlı, Akıl ve Tutku veya Gurur ve Önyargı'da olduğu gibi iki zıt karakter üstüne kurulu değil. Emma'dan da oldukça farklı, Emma ve Catherine birbirlerinden çok farklı. Ana karakterimiz Catherine henüz yalanlarla, sahtekarlıkla tanışmamış tam bir masum geç kız. Komşularının gezi daveti üzerine maceraya atılıyor kahramanımız. Özellikle 'kahraman' diye bahsediyor Austen. Masumiyet timsali Catherine'imiz pek çok kişiyle tanışıyor, olaylara tanık oluyor ve her olaydan ders çıkarıp yoluna öyle devam ediyor. Eve tamamen farklı bir Catherine dönmüş oluyor. Okurken fark ettiğim bir nokta da, Catherine'in ilk kez tanıştığı farklı tipteki insanların kendi hayatımızda da büyük yer kaplaması. İsabella ve John Thorpe'un geçtiği kısımlarda fark ettim ki hayatta ne kadar çok İsabella ya da John Thorpe var. (Özellikle John Thorpe gibileri sağlam bir tokadı hak ediyorlar :D) Bu da Austen'in günlük hayata ne kadar bağlı kalarak yazdığını gösteriyor. Neyse ki Henry ve Eleanor Tilney gibileri var, onlar sayesinde hayat daha katlanılır hale geliyor. Austen'in kitapları ne kadar genç kız romanları ya da romantik kitaplar olarak anılsa da sadece bu şekilde etiketlenmemesi gerekir. Austen'in romantikliği daha farklı benim açımdan, ayrı bir yeri var bende. Genelde romantik
Northanger ManastırıJane Austen · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,716 okunma
Puan vermedi·516 syf.··
Beğendi
·
2020 84. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 10 Kasım 2020 04:42
Jane Austen bağımlılık yapıyor. Gurur ve Önyargı'nın ardından Akıl ve Tutku'yu da okuduktan sonra aklımdan geçen hedef Austen'in her kitabını okumaktı ve elbette aynı yayınevinden. (Bir yazara bağımlı olunca kitaplarını da aynı yayınevinden alma bağımlılığı...) Kitap alacağım sırada yeni çıkanlara göz attığımda Jane Austen-Emma görünce gözlerinden kalpler çıkan emojiye benzediğime eminim. Tereddüt etmeden aldım, iyi ki almışım. Kitabımız biricik Emma'nın gözünden birkaç aileyle bağlantılı olarak gelişen olayları ve ilişkileri anlatıyor. Asıl tema önyargıları esas almakta. Gözümüzle gördüğümüz olayların aslında göründüğü gibi olamayabileceğini, arka planda farklı şekilde yol almış olabileceğini gösteriyor. Gördüğümüz hal ile hemen yargılara varmamamız gerektiğini açık açık öğretiyor. Emma nasıl biri bu hikayede? Emma çöpçatanlığı seven, romantik ilişkiler kurdurmaya çalışan bir kızımız. Mürebbiyesinin evliliğinde katkısı olduğu için ve çiftin uygunluğu ile evliliklerinin gayet güzel gitmesiyle bu işte -çöpçatanlık- iyi olduğu düşüncesi pekişiyor ve bu sefer de arkadaşı Miss Harriet için aynı çabalara girişiyor. Sonra da olaylar olaylar... Böyle tekdüze romantik ilişkiler değil tabii, renk katan o kadar çok karakter var ki... Mr. Woodhouse'ın hastalık hastası zaman zaman komik olan halleri, Miss Bates'in gevezeliğiyle bıktıran çoğu zaman güldüren halleri, Mrs. Weston (zavallı Miss Taylor)'un anne sıcaklığı, Mrs. Elton'ın 'garip'liği... Favori karakterim ise baştan sona kadar hiç değişmedi: Mr. Knightley. Sizin de tereddüt etmeden kitabı edinip (iyi ki diyeceğinizi düşünüyorum) okumanızı öneririm. Sağlıcakla kalın.
EmmaJane Austen · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202514,1bin okunma
Puan vermedi·304 syf.··
Beğendi
·
2020 5. kitabı
Momo'nun gözünden dünyaya bakmak gibi güzel bir şey var. Momo, Gigi ve Beppo'yla olan güzel arkadaşlık grubuna katılma isteği... Yeri geldiğinde dinlemek, yeri geldiğinde anlatmak... Bazen hızlı ve heyecanlı bazen yavaş ve dingin anlatmak... Oyunlar oynamak... Ama tabi ki her şey böyle rengarenk değil, Momo'nun dünyası da grileşiyor duman adamlarla birlikte. Bazen yalnız kalıyor kıvırcık saçlı, bol ceketli, yalın ayak kızımız, biz de yalnızız onunla. Gri dünyanın rengine kavuşmasının macerasına tanık oluyoruz Momo'yla. Maceranın sonunu söylemeyeyim. Sonundan sonrasını da elbet merak ediyor insan. Bunun için de yazarımızın notunu paylaşmak isterim. "Okuyucularımın bazılarının kafasında belki bir sürü soru birkmiştir. Korkarım, bunlara yardımcı olamayacağım. Şunu açıkça belirteyim: Ben bu kitaptaki bütün olayları, bana anlatıldığı şekilde ve ezberimden yazdım. Kendim küçük Momo'yu veya arkadaşlarından birini tanımış değilim. Sonra ne olduklarını, bugün nasıl olduklarını da bilmiyorum." Notun devamı var, okumayı düşünürseniz bakabilirsiniz. Kitabın içinde yazara ait çizimler de var, kitapta yazara ait bir şeyler varsa o kitaba kendimi hep daha yakın hissetmişimdir. Kitap çocuk kitabı olarak algılanmamalı, her yaştan kesimin okuyabileceğine inanıyorum ve kitabın gayet akıcı olduğunu da belirtmeliyim. Ben diğer kitaplarını da okumayı düşünüyorum. Son olarak şunu da eklemek istiyorum, sizce de şu an gri bir dünyada yaşamıyor muyuz?
MomoMichael Ende · Pegasus Yayınları · 201782,1bin okunma