“Ama ne tuhaftır ki, herkes tarafından nefret edilmesine ve aşağılanmasına, görüşlerinin her gün kürsülerde, tele-ekranda, gazetelerde, kitaplarda yüzlerce kez çürütülmesine, yerle bir edilmesine, gülünç düşürülmesine, aşağılık süprüntüler olarak sergilenmesine karşın, evet, bütün bunlara karşın, Goldstein’ın etkisi hiç azalmıyor gibiydi. Her gün onun oyununa gelmeye hazır yeni yeni salaklar çıkıyordu.”
“Çapasına yaslanmış hâlde ve başı önünde, ‘Bir sürü kelime öğrendim.’ dedi.
‘Güzel’ diye yanıtladım onu.
Başını kaldırdı, bir an yüzüme baktı ve ekledi : ‘Bütün bir ömür yetecek kadar öğrendim.”
Fakir ailenin çocuğu tarla işlerine yardım etmek için okulu bırakmadan önce babasına bu sözleri söyledi..
“Vakti zamanında Çin’de özgürlükçü biri varmış, o günkü hükümete karşı çıkıp öfkeyle dağlara saklanmış. Talih ondan yana değilmiş, zamanlaması yanlışmış ve bunun kendi yenilgisi olduğunun farkına varamamış. Meşhur bir kılıcı varmış. Zamanı gelince, bu kılıcı siyasi muhaliflere saplayacağım diye kendinden emin bir şekilde kılıcıyla dağlarda saklanmaya devam etmiş. On yıl geçmiş, dünya değişmiş. Zamanı geldiğinde dağdan inip insanlara kendi özgürlükçü düşüncelerini anlatmış ama bunlar, eskimiş fırsatçı düşünceden başka bir şey değillermiş. Son olarak meşhur kılıcını çıkarıp insanlara kendi ruhumu göstereyim, diye düşünmüş. Ne yazık ki kılıç çoktan paslanmış, işte böyle bir hikâye. On yıl boyunca değişmeyen siyasi fikirlerin yanılsamadan başka bir şey olmadığını anlatır.”
…”Gerçekten, özgür düşünceli birisi, her şeyden önce, şimdi haykırmak zorundadır.”