Sevgili Bilge,
Bana bir mektup yazmış olsaydın, ben de sana cevap vermiş olsaydım. Ya da son buluşmamızda büyük bir fırtına kopmuş olsaydı aramızda ve birçok söz yarım kalsaydı, birçok mesele çözüme bağlanmadan büyük bir öfke ve şiddet içinde ayrılmış olsaydık da yazmak, anlatmak,birbirini seven iki insan olarak konuşmak kaçınılmaz olsaydı. Sana durup dururken yazmak zorunda kalmasaydım. Bütün meselelerden kaçtığım gibi uzaklaşmasaydım senden de. ….
Sana diyebilseydim ki durum çok ciddi Bilge, aklını başına topla. Ben iyi değilim Bilge…
Oğuz Atay’ın tüm kitaplarında neredeyse topluma ayak uyduramamış. İçsel çatışmaları olan karakterleri anlatmış. Ve o kadar etkileyici bir anlatım ki baş karakterin sanki beyninin içindeyim ve onunla aynı şeyleri hissedip paylaşıyormuşuz gibi ..