Ayşegül Kesme

Ayşegül Kesme
@aysegulkesme
ne zaman iyi bir kitap okusam, yazarına çay demlemek gelir içimden...

Ayşegül Kesme

, bir kitabı okumaya başladı
İhsan Oktay Anar
8.6/10 · 67,6bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

Ayşegül Kesme

, bir kitap okudu
Puan vermedi·224 syf.··
34 saatte okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 22:09
·
2026 7. kitabı
Okuyun, hissetmekten korkmayın...
Puan vermedi·224 syf.··
2026 7. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 07 Haziran 2026 22:09
Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Gönül Bir Yel Değirmenidir Sevda Öğütür adlı eserini bitirdiğimde aklımda kalan ilk şey, insanın çoğu zaman başkasını değil aslında kendisini aldatıyor olduğu düşüncesiydi. Kitabın ismi bana daha romantik, daha duygusal bir hikâye çağrıştırmıştı. Fakat sayfalar ilerledikçe bunun bir aşk romanından çok; insan zaaflarını, sadakatsizliği, ikiyüzlülüğü ve toplumsal ahlak anlayışını sorgulayan güçlü bir eser olduğunu gördüm. Roman iki bölümden oluşuyor: Karımı Nasıl Aldattım ve Karım Beni Nasıl Aldattı. Bu iki başlık bile okuyucuyu daha en başta düşündürmeye yetiyor. İlk bölümde Şadan Bey’in kendi davranışlarını haklı göstermeye çalışan anlatımıyla karşılaşıyoruz. Kadınlara bakışı, çapkınlığı sıradanlaştırması ve bunu adeta doğal bir erkeklik özelliği gibi sunması zaman zaman sinir bozucu olsa da Hüseyin Rahmi’nin mizahi üslubu sayesinde okurken istemsizce gülümsemekten de kendinizi alamıyorsunuz. Şadan Bey öyle bir karakter ki hem eleştiriyor hem de merakla onu okumaya devam ediyorsunuz. Buna karşılık Sabiha Hanım, eğitimli, düşünen ve entelektüel yönü güçlü bir kadın olarak romanın denge unsurunu oluşturuyor. Şadan Bey ile aynı dünyaya ait değillermiş gibi görünseler de evlilikleri boyunca birbirlerini anlamaya çalışmaları dikkat çekici. Ancak kitap bana bir kez daha gösterdi ki insanlar yalnızca birbirlerini sevmekle değil, aynı dili konuşabilmekle, aynı dünyayı paylaşabilmekle de mutlu olabiliyorlar. Sevgi bazen yeterli olmayabiliyor. Romanda en çok dikkatimi çeken noktalardan biri, yazarın kimseyi tamamen suçlu ya da tamamen masum göstermemesi oldu. Gürpınar karakterlerini yargılamıyor; onları tüm kusurlarıyla okuyucunun karşısına çıkarıyor. Böylece okurken yalnızca karakterleri değil, zaman zaman kendimizi ve çevremizdeki insanları da
Gönül Bir Yel Değirmenidir Sevda ÖğütürHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20255,6bin okunma
Okuyun, hissetmekten korkmayın...
Puan vermedi·207 syf.··
2024 7. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 01 Eylül 2024 12:10
“Seni anlatabilmek seni – iyi çocuklara, kahramanlara…” Ahmed Arif’in dizeleriyle başlamak istedim bu kitaba; çünkü başka türlü bir giriş eksik kalırdı. Leylim Leylim, yalnızca mektuplardan oluşan bir kitap değil; insanın içine işleyen, zaman zaman rahatsız eden, zaman zaman hayran bırakan bir sevdanın kaydı gibi. Bu kitapta Leyla Erbil’e yazılmış satırları okurken şunu fark ettim: Bu, karşılık bulmuş bir aşkın değil; ısrarla, inatla, neredeyse kendini tüketerek sürdürülen bir bağlılığın hikâyesi. Her mektupta aynı yoğunluk, aynı içtenlik, aynı vazgeçmeyiş… Bir süre sonra insan ister istemez soruyor: Bu bir sevgi mi, yoksa sevginin sınırlarını aşan bir adanmışlık mı? Okurken beni en çok etkileyen şey, duyguların süslenmeden, olduğu gibi aktarılmasıydı. Bazen kırılgan, bazen öfkeli, bazen de neredeyse yakarışa dönüşen bir dil… Ama her hâlinde sahici. Sanki bir edebî metin değil de, bir insanın kalbine doğrudan temas ediyorsunuz. Şunu da düşündüm sık sık: Eğer Leyla Erbil’in mektupları da elimizde olsaydı, bu hikâyeyi nasıl okurduk? Belki dengeler değişirdi, belki de bu kadar tek taraflı bir yoğunluk hissetmezdik. Ama mevcut haliyle kitap, tek bir sesin yankısı olarak kalıyor ve o yankı da oldukça güçlü. Bazı yerlerde kullanılan dilin sertliği ya da argo ifadeler dikkat çekiyor; fakat bunu yazarın yaşadığı dönemin koşullarıyla ve hayatındaki zorluklarla birlikte düşününce, metnin doğallığını bozmak yerine tamamladığını hissettim. Çünkü bu mektuplar “yazılmak için yazılmış” değil, gerçekten hissedildiği için yazılmış. Kitap ilerledikçe başka bir soru daha takıldı aklıma: Bu sevdayı bu kadar büyüten şey, karşılıksız olması mıydı? İnsan elde edemediği şeyi mi daha çok yüceltir? Yoksa gerçekten böylesine derin, karşılık beklemeyen bir sevgi mümkün mü? Net bir cevabım
Leylim LeylimAhmed Arif · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201318,6bin okunma