Ait olduğu yeri bulamamıştı çünkü. Kendini
buldugu her yere uyum saglamis, iste ve eglencede iyi olmasi sebebiyle, haklari için savaşma ve karşısındakine saygi uyandirma istegi ve yetenegi
sayesinde her zaman ve her yerde sevilen biri olmuştu. Ama hiçbir yere kök salamamıştı.
Etraftakileri memnun edecek kadar uyum saglamis
ama kendisi tatmin olamamisti. Her zaman bir huzursuzluk hissiyle altüst olmus, daima ötelerden
gelen bir çağrıyı duymus, kitapları, sanatı ve aşkı bulduğu ana kadar hep dolasmis ve aramıştı.
İhanet, yalnizca sevismekle sınırlı bir olgu degil.
Herkesi ayni cümlelerle sevemezsin. Bu ihanettir.
Ayn şiiri iki farkli insana okuyamazsin, bu ihanettir
Aynı şarkıyı birden çok insana hediye edemezsin,
bu ihanettir
Seviyorum deyip, zihninde baskasinin varolması ihanettir...