“İçinde hep bir kenar vardı. Kenarda durduğu, kenardan yürüdüğü, kenardan gördüğü, kenardan uğultu işittiği…Kendini kenarda da tenhada görüyordu üstelik. İnsanların büyük çoğunluğu kenarda değil, ortadaydılar..”
“Aziz günün kendiyle kaldığı hemen her saati bu içerisi dediği kalbini adım adım geziyordu. İcadiye’den Baba Nakkaş’a yürürken aslında oralardı gezdiği, Kuşbakışı Sokak’tan bakarken baktığı da gene içerisiydi, evin damından görmeye çalıştığı da. Tüm yürüyüşler onun içindi, bu yüzden bu kadar çok yürüyordu zaten. Bulsa ve bilse oturacaktı. Oturamıyordu.”