“Bak, eğer insan başkasını kendisi gibi sevecekse, hatta kendisini sevdiğinin iki katı sevse bile, yaptığı iş aslında aldatmadan ve aldanmaktan başka bir şey olmaz, çünkü o kişinin başının veya parmağının ağrısını bile hissedemez. Sevdiğimiz bir insanla gerçekte hemhal olamamamız çok dayanılmaz, aynı zamanda da çok basit bir şey. Dünya böyle. Bizler, postumuzu kılları içe bakar vaziyette taşıyoruz ve üstümüzden çıkaramayız. Şefkatteki bu korkuyu, olduğu yerde kalakalan bu kabusu kitabi anlamda iyi, ‘kestirmeci’ insanlar asla yaşamazlar. Hatta duygudaşlık dedikleri bunun bir ikamesidir, bir şeylerin eksikliğini hissetmelerine mani olur!”