1000Kitap Logosu
Resim
Aysel
TAKİP ET
Aysel
@aysel_f
Берегите друг друга. Народу дохрена, людей мало.. ️
AzTU
Azərbaycan
1071 moderatör puanı
1.819 kütüphaneci puanı
5171 okur puanı
20 Nis 2014 tarihinde katıldı
Tanıdığın kimse takip etmiyor
Ortak okuduğunuz kitap bulunmuyor
128 syf.
·
3/10 puan
"Bir diyet gerekiyorsa eğer, artık makarna yemem. Komik değil mi?" Değil desem Yekta Kopan? Yazarın okuduğum ilk kitabı. Onu tanımak adına en kısa kitabından başlayayım dedim. Kitap deneme tarzında yazılmış. Yekta Kopan hiç okumasam da bana hitap edecek bir yazar diye düşündüm ve maalesef yanıldığımı hüzünle gördüm. Bölük pörçük, yarım bırakılmış gibi, hiç bir yere bağlanmayan cümleler. Sanki Ahmet Batman, Kahraman (soyadını unutdum şimdi) Tazeğlu mu ya da bu tarzda yazan her hangi bir yazardan kitap okuyorsunuz. İlk denemesidir dedim o da değilmiş. Bir daha Yekta Kopan okur muyum? Uzun süre hayır
Kediler Güzel Uyanır
7.1/10 · 1.172 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
320 syf.
·
4/10 puan
19 başarısız denemeden sonra başardığını sanıyorsa yazar yanılmış. Bence 20ci 25ci denemeden sonra piyasaya sürülmeliydi. Neden bu kitabı tercih ettim bilmiyorum. John Green tarzını hiç sevmem. Bir arkadaşımın kitabıydı ve sanırım o an için elimde okunacak kitabım yoktu. Yani yokluktan okunan kitap da bu kadar tat veriyor. 4 puanı sadece kağıt ve kalem israfı için verdim. Onlara duyduğum saygıdan. Yoksa her türlü vasatın altında bir kitap ile karşı karşıya kalıyorsunuz. Hikaye desen anlamsız, karekterler desen ergenler. Zaten John Green'in tarzı budur: Liseli karekterler. *Bir kitabı da beğensem kafamı kıracağım
İlk Aşk
5.9/10 · 2.026 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
285 syf.
·
Beğendi
·
8/10 puan
Ne kadar uzun zaman oldu yorum yapmayalı bilmiyorum. Onun için eğer bir kusurum olursa affola :) Kitap bir kişisel gelişim kitabı evet. Okurken bir şeyin farkına vardım: eskiden kişisel gelişim kitapları benim için boş zamanlarda çerezlik gibiydiler. Onlara ihtiyaç duymazdım. Çünkü kendim de bilmeden egomu o kadar tatmin etmiştim ki, 'benim kimsenin önerisine ihtiyacım yok havalarındaydım' adeta. Bu kişisel özgüvenimin üzerinden çok sular aktı. Öyle bir hale büründüm ki eskiden takındığım güçlü görünme kabuğum yavaş yavaş saydamlaştı. Kitaplardan uzaklaşmam da bu kabuğun kaybolmasında en büyük etkenlerden biri. 8 aydan fazla sürede elime tek kitap bile alamadım. İçimden gelmedi. Şimdiyse okumak için elime aldığım kitaplar kişisel gelişim kitapları. Ne büyük ironi :) Demek ki kendimi kaybettim ben. Bulmak için içimdeki o aciz insanı yeniden eski haline döndermem gerek.. Gelgelelim kitap hoşuma gitmedi değil. Hep söylerim bize bir adımı atmağı öğreten her kitap güzeldir. Okurken farkında olmadığım pek çok şeyi keşfettim. Misal: * iki cinsin de düşünce tarzlarının ne kadar farklı olduklarının, *sevgi sadece dilde olmaz. Sizin için homurdanarak bir şey yapıyorsa bile bu sizi sevdiğinin kanıtıdır :)) *(en işime yarayan) erkeklerin mağaralarının olduğu. Eğer o mağaraya girmişse bize daha anlayışlı olmak düşer. Bu kitaptan önce mağaradan çekip çıkarmaya çalışmanın iyi fikir olduğunu düşünürdüm (oysa ki deneyimle sabittir ki iyi fikir değildi). Sakinleşmesini beklemek, dönerken de bunun için onu suçlamamak gerekir :) *bizim çoğu korkularımız, güvensizliğimiz, sevilmediğimizi sanmamız, çırpınışlarımız, her şeyden kavga çıkarmağımız, kuşkularımız ve s. bunların sebebi aslında çocukluğumuzda yaşadığımız hayal kırıklığı, terkedilmişlik hissi ya da yalnız başına kendini geliştirmek ile ilgili. Bu yüzdendir ki, sevgisini gördüğümüz insana sımsıkı sarılmak ister, biraz ilgisiz davranınca da hemen geri teper kavga çıkarırız (tecrübede sabittir) *sevgiye boğmanın hiç de iyi fikir olmadığı: kadınların bence en büyük yanılgısı. 'çok ilgiye boğarsam daha çok sever' oysa ki olay tam tersidir. Sıkmadan, boğmadan, rahat bırakılarak sevilmek en güzelidir :) Bunun gibi daha aklıma gelen gelmeyen bir sürü konu başlık olarak ayrı ayrı işlenmiş. İhtiyacı olan olmayan her insan okuyabilir. Kendinize tek bir bilgi bile katsanız yararınızadır :) PS: ben okurken insanın biri 'okuma bunu hepsi safsata' dese de yılmadan okudum. Bilmiyor ki, piskopat hallerim gittiyse beni 'akıllandırdığı' için değil, bu kitap sayesinde daha kapsamalı düşündüğüm içindir :D Uzatmayayım okuyun efendim :)
Okuyacaklarıma Ekle
288 syf.
·
10 günde
·
5/10 puan
Uzun zaman sonra nasıl yorum yapılır unutmuş gibiyim. Bir yerden başlayayım derdimi anlatmaya. Sarah, bu kitabında kendince farklı bir tarz denemek istemiş. Hani diğer kitaplarım gibi olsun ama farklı da olsun tarzı. Farklı ve aynı olmuş mu peki? Aynı olan kısımlar: * Zamanlar arasında gelgitler, arayışlar, sonuna kadar - aslında önceden belli olan-sırlar, aşk, yine bir geçmiş, yine bir günlük ve yine bu günlük peşinde koşarken yaşanan olaylar. Farklı kısımlar neydi peki? * Sarahımız bu sefer hayatın içinde geçen olayları var olmayan, sanırsam hiç bir zaman da var olmayacak hayali adada gerçekleştirmiş. Adanın olağanüstü gücünün olduğuna inanılmış. Yazar kendi kahramanlarına biçtiği kötü olayları adanın iyileştirici gücü sayesinde yok etmeğe çalışmış. Kısacası, fantastik kurguyla da tat katmak istemiş kitabına. Bence olmuş mu? *Bence kitap aceleye gelmiş gibi yazılmış ya da umduğu gibi mesaj verememiş. Aşk desen sıradan, kurgu desen kafakarışıklığı ve tam bir fiyaskoydu. Bazı karekterler neden kurguya dahil oldu hiç anlam veremedim doğrusu. 5 puan da çok ama bunu uzun zamandır okuduğum ilk kitap olduğu, sıradaki kitaplara yelken açtığı için veriyorum. Kitabın verdiği en güzel mesaj: 'Hayat kendi yolunu bulur ve her şey olacağına varır. Sadece yaşa ve olsun gitsin. ' Şahsi fikrim: Kafaya takmakla sadece treni kaçırmış olursunuz. Trense sizi beklemez, o sadece yoluna devam eder. Acele edip binersen eğer seni de alır götürür. Kaçırırsan, bir dahaki treninin yolunu beklersin. Bir dahaki trenin ise gelip gelmeyeceği mechüldür... Kendi trenimize binmemiz dileği ile.. Keyifli okumalar :)
Kelebek Adası
8.3/10 · 8,6bin okunma
Okuyacaklarıma Ekle
183 syf.
·
12 günde
·
Beğendi
·
9/10 puan
Kitabı her okuduğumda kimin önerisiyle listeme aldığımı merak ediyordum. Bilmeden dua etmeye başlamışım o kişi için. :) Kitap çoğu insanın korkusu olan ölüm olgusunu konu ediyor. Anlatmak istedikleri; * Ölümden sonra dirilik var mı? * Neden ölümden korkmalı / neden korkmamalı? * Dünyamız ve ahiretimiz için neler biriktirmeli? * "Dünyaya, dünya malına kapılıp kalmamak" için kalbimizi nasıl arındırmalı? * Yaratanla aramızdaki ilişki nasıl olmalı? vs. bunun gibi ve daha kapsamalı konular. Ünlü filozofların, yazarların dünya hayatı ve ölüm hakkında özlü sözleri de kitaba süs katmış başka bir etken. Velhasıl, kalbinizi durultacak nadide çalışmalardan biri :) 1000kitap.com/Perizan kitabı okuduğun, önerdiğin için teşekkürler :) Nasıl dualar aldığını bilemezsin *-*
Okuyacaklarıma Ekle
1
2
3
4
...
11
108 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.