Jack London 'ın Martin Eden kitabını henüz bitirdim, spoiler olmaması açısından sonunu söyleyemeyeceğim. Uzun zamandır beni bu kadar etkileyen bir kitap okumamıştım. Kitabımı göğsüme, kalbimin üstüne dayadım ve gözyaşları içerisinde "Hayır Martin!" diye bağırdım. Hepimiz ondan bir parça muhakkak bulacağız. Yaşamımın çok zor bir dönemini geride bırakırken kitaplara yeniden sığınmıştım. Tam her şey yoluna girmişti, hayatımın akışı yeniden başlamıştı. Martin'in hikâyesiyle yaşam hikâyeme benzer şeylere denk geldikçe tebessüm ediyordum satır aralarında. Ama bu son beni o kadar derinden etkiledi ki gözyaşlarıma hâkim olamadım. İlk kez bir kitabın kapağını kapatırken bu kadar sarsılmış hissediyorum. Hayır! Böyle olmamalıydı. Kabul edemiyorum bu sarsıcı sonu. Aslında çok şey demek isterim ama kitabın içeriği hakkında bilgi olur diye mecburen bu kadar yazabiliyorum. Eğer kitabın üzerimde bıraktığı etkiden kurtulursam ilerleyen günlerde bir inceleme yazacağım. Martin'i yüreğimden nasıl gönderip de yeni bir kitaba başlayacağım gerçekten bilmiyorum. Oysa sırada önümüzdeki ay kitap kulübünde tartışacağımız önemli bir eser var ama bunun etkisinden kurtulup nasıl başka bir eser okuyacağım bilmiyorum. Çok üzgünüm.
Her şeyde hayal kırıklığına uğramıştı. Her şeye yabancılaşmıştı. Ucuz bira nasıl hiç tat vermiyorsa çete yoldaşlığı da tatsız geliyordu artık. Çok uzaklaşmıştı onlardan. Onunla bu gençler arasında devasa bir uçurumun ağzı gibi açılmış binlerce kitap vardı. Kendini bu çocuklardan sürgün etmişti. Bilginin o engin dünyasında artık evine dönemeyecek kadar ilerilere uzanmıştı. Öte yandan da bir insandı. Başkalarıyla beraber olmaktan hoşlanıyor ancak bu ihtiyacını tatmin edemiyordu.
Sayfa 424 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Geçmişte işçi sınıfına göre daha derli toplu görünen, iyi giyimli kimselerin zekânın iktidarını ve güzelliği takdir gücüne sahip olduğunu sanmakla ne büyük aptallık etmişti. Kültürün giyimle atbaşı gittiğine, üniversite eğitimiyle derin bilginin aynı şeyler olduğuna inanarak nasıl da kendini kandırmıştı.
Sayfa 295 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu