Lambayı yakma, bırak,
sarı bir insan başı
düşmesin pencereden kara.
Kar yağıyor
karanlıklara.
Kar yağıyor
ve ben hatırlıyorum.
Kar...
Üflenen bir mum gibi söndü koskocaman ışıklar...
Ve şehir
kör bir insan gibi kaldı
altında yağan karın.
Lambayı yakma, bırak!
Kalbe bir bıçak gibi giren hatıraların
dilsiz olduklarını anlıyorum.
Kar yağıyor
ve ben hatırlıyorum...
Merhaba sevgili okurlar,
Geri bildirimleriniz doğrultusunda önemli bir güncelleme yaptık. Artık akışınızdaki öneriler çok daha isabetli.
Yeni Akış İçerik Tercihleri sayesinde hangi tür paylaşımları ne kadar görmek istediğinizi kendiniz seçebilirsiniz.
Hiçbir ayar yapmasanız bile, etkileşimlerinize göre önerileriniz otomatik olarak kişiselleştiriliyor.
1000Kitap’ın kuruluş amacı her insana 1000 kitap okutmaktır. Bu yüzden kimsenin platformu kullanmasının önüne geçmek istemiyoruz.
Aksine, kitap okumayan insanların bile burada keyifli vakit geçirip zamanla kitaplara yönelmesini istiyoruz — çünkü ancak böyle hedefimize ulaşabiliriz.
Öte yandan, herkesin rahatsız olduğu içerikleri akışında görmemesi en doğal hakkıdır.
Bu yüzden akışınızı size özel hale getirmek için sürekli çalışıyoruz. Şu anda öneri sıralamasını etkileyen yaklaşık 40 farklı parametre bulunuyor.
Umarız bu güncelleme ile akışınızdan daha fazla keyif alırsınız.
İyi okumalar,
Bu platformun ana amacı kitap olduğundan, mesajlaşma ya da flörtleşme eksenine kayması kaçınılmaz bir kalite kaybını beraberinde getirir. Kitaplara dair paylaşım yapmak için kurulmuş bir alanın bu yöne evrilmesi gerçekten üzücü. Üstelik açıklamalar, özelliğin kendisinden bile daha talihsiz…
Bazen sana hayat vermeyen
Herhangi bir şey veya herhangi birinin
Senin için çok az olduğunu öğrenmek için Karanlık ve yalnızlığının tatlı hapsine ihtiyacın vardır.
Bazen, sana yaşam enerjisi vermeyen, seni beslemeyen, büyütmeyen, mutlu etmeyen bir şeyin ya da birinin aslında ne kadar “az” olduğunu, yani sana yetmediğini ancak yalnız kaldığında fark edersin. Gerçek fark edişler bazen yalnızlıkta olur.
Çünkü o zaman, seni doldurmayan, sana güç vermeyen şeylerin aslında ne kadar boş olduğunu görürsün.