Sonra büyüdük. Büyürken kızgınlık ve kırgınlıkla durduğumuz noktalar oldu elbette. Sahip olabilme gücümüz arttıkça eksikliklerimizi fark ettik. Doğrusu bizde olmayan her şeye “eksiklik” dedik. Şimdi, durduğum yerde, kendime en çok bunu soruyorum; onlar eksiklerim miydi gerçekten, yoksa her birinin olmayışı mı beni böyle “tam” yapan?
“Unutmak, hatırlamanın bir parçasıdır; kötü hatıraları dalgınlıkla hafızandan uzaklaştırarak değil, acı çekmeyi göze alarak unutmak. Özgürleşme tam burada başlar. Unutmayla hatırlamanın aynı şey olduğunu keşfettiğin anda.”