“Unutmak, hatırlamanın bir parçasıdır; kötü hatıraları dalgınlıkla hafızandan uzaklaştırarak değil, acı çekmeyi göze alarak unutmak. Özgürleşme tam burada başlar. Unutmayla hatırlamanın aynı şey olduğunu keşfettiğin anda.”
Artık domuzların yüzlerine ne olduğu anlaşılmıştı. Dışarıdaki hayvanlar, bir domuzların yüzlerine, bir insanların yüzlerine bakıyor; ama onları birbirlerinden ayırt edemiyorlardı…
Ne ki, dışarıdaki hayvanlar bu sahneyi seyrederlerken, bir tuhaflık sezinlediler. Domuzların yüzlerinde değişen bir şey vardı, ama neydi? Clover’ın yaşlı donuk bakışları, yüzler üzerinde bir bir geziniyordu. Ama eriyip değişmekte olan şey neydi?
Hz. Peygamber (s.a.s.) bizlere İslam toplumu değil, Müslüman ümmeti demiştir. Çünkü ümmet olmak demek bireysel olarak en iyiyi yapma gayretinde olup, iyiler bütünü olarak bir topluluğu oluşturmak demektir. Kolektif bir dâhillikten çok, bireysel iyiliğin kolektife dönüşmesi amaçlanır. Tüme vardırır bizi kısacası. Her birimizi kendi nefsimizden sorumlu kılar. Kimsenin günahını ötekinin sırtına yüklemez. Ama birlikte en iyisi olmamızı ister.