Yaşayıp yazmayı kendine amaç edinmiş; insanları, doğayı, olayları izlemeyi ve özellikle analiz etmeyi yeteneği sayan Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi mezunu, Sosyal Hizmet öğrencisi düşünen insan.
Seni beklerken
Yaşlı bir tren ayrılıyor istasyondan
Olabildiğine yorgun, salına salına
İlerliyor rayları ezerek.
Kiraz yaprakları altında öpüşüyor insanlar
Ve sarmaş dolaşlar.
Yalnız kendilerinin hissedebileceği bir dilde
Anlamsız gülücükler saçıyorlar
Ve aşık gibi duruyorlar birbirlerinin
Saçlarıyla oynarken.
Yağmur yemiş buğday yaprakları
Boyunlarını eğiyor şimdi birer ikişer
Hüzünlü bir görüntü kazanıyorlar
Uzaktan bakılırken ama yine de
Mağrur duruyorlar.
Denizde bir balık, gökyüzünde bir kuş
Toprakta filizlenen son kardelen...
Sabaha uzanan bir gecenin önlenemez vedasında çiğ yemiş , kimbilir ne zaman
Sohbetler ettiğimiz o bank.
Kollarımızı açarak, bir ileri iki geri
Sallandığımız o salıncak
Ya da koşuşturduğumuz o yollar.
Şimdi yapayalnızlar...
Bir yıldız kayıyor ve insanoğlu yine
Kendisini kandırıyor...