Yazar kitap boyunca 'çocuk'un faydası için bu kitabı yazdığını savunuyor, ilk sayfalarında yaptığı ya da alıntıladığı bazı tespitler güzeldi ve aydınlatıcıydı da gerçekten. Ancak bir süre sonra anlatım karmaşık hale geliyor, aynı cümleler sürekli tekrarlanıyor, akış kayboluyor, kitap sıkıcı bir hal alıyor ve bir türlü bitmedi hissi uyandırıyor.
!!!Spoiler içeriyor mu emin değilim!!!
Yazarın fikirleri ile ilgili de yazmak istediğim şeyler var. Yazar kitapta sürekli 'şimdi bana herkes karşı çıkacak', 'bunu söylediğim zaman herkes tepki gösteriyor' vs diyip duruyor. Şunu düşünüp düşünmediğini merak ediyorum. Herkes karşı çıkıyor, tepki gösteriyorsa demek ki gerçekten uygulanamıyor ya da yanlış düşünce olabilir mi.
Kitaba 'çocukluk bir cehennemdir' diye başlıyor. 'en iyi anne baba bile çocuğuna zarar verir' diye devam ediyor ve bütün kitabı anne babaların kötü olduğu, çocuğa zarar verdiği, yaptıkları her davranışın yanlış olduğu fikri üzerine devam ettiriyor??? Bu nasıl gerçek olabilir. Eğer tüm anne babalar kötü ise ve her anne baba çocuğuna zarar veriyorsa, kim (yazar mı) tüm dünyadaki tüm anne babaların davranışlarını değerlendirebilecek kadar yetkin olabilir. Bence asıl paradoks bu. Yazar tüm anne babaların düzeltilmesi(!) gerektiğine inanıyor, yazdığı kitaplarla bunu sağlayabileceğini düşünüyor. Burada şu ayrımı belirtmem gerekir; anne babaların düzeltilmesi gereken davranışları vardır şeklinde ifade etmiyor, anne babaların bütün davranışları yanlıştır düzeltilmelidir şeklinde anlatıyor. Eğer bu fikirde olanlar varsa kitabı okumak isteyebilir.
Bütün ebeveynlerin korkunç olduğunu söylüyor, bu fikrini savunmak için örnek vermek adına ise hadsizlik yapıyor. Kendisi nasıl bir otorite ki (!) Hz. Aminenin anne olarak yaptıklarını(evladını süt anneye vermesini), Hz