Ayşe

Ayşe
@aysetopcuhopal
Cevapsız sorular.... Kaç kitap okuyunca alim, kaç diyar görünce gezgin, kaç hezimetten sonra bezgin olurdu insan? Kaç olunca çok, kaç kalınca az olurdu rakamlar?
Yahya Kemal’e ithafen
Bir insandan daha ne bekleyebiliriz? Türk dilini ebediyen yaşayacak olan bir avuç şiirle zenginleştirmek iftiraya uğrayan bir tarihi bütün ihtişamı ile diriltmek ve Türk irfanına bir Tanpınar hediye etmek kaç faniye nasip olabilir?
Sayfa 287·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Yahya Kemal
Yahya Kemal, bu kubbede, yani kendi gök kubbemizde ebediyyen yaşayacak olan bir sestir. Kuğunun son şarkısı. Edebiyatımızın has bahçesinde boy atan şâhâne bir gül. Dünün zevkini, yaşadığı çağın insanlarına aşılayabilen bir büyücü. Bakışlarını ezeliye çeviren, bülent servilerin gölgesinde, maziyi, yani mazinin ebedi değerlerini dile getirerek dehrin hayhuyuna kahkahalarla gülen bir rinttir.
Sayfa 287·Kitabı okudu
Dil
Kullandıkları kelimelerle Türkçeye nizam verecek, istikamet verecek olanlar yazarlarımız, düşünce adamlarımızdır. Bu "uydurma dil" konusunda namuslu kalabilenler, bir elin parmakları kadar azdır, herkes şahsiyetinden fedakârlık yapmıştır. ( Yahya Kemâl gibi bir kaç aydını bunun dışında tutuyorum.)
Sayfa 349·Kitabı okudu
Biz insafı Batı’dan öğrenmek zorunda değiliz. Gerçekten Batılaşmak istiyorsak Avrupa’nın fuhşiyatını taklide değil, kadirşinaslığını istirdade gayret edelim.
Sayfa 277·Kitabı okudu
Peyami&Nazım
Peyami Safa-Nazım kavgası da bu trajikomedi'nin son per­delerinden biri. Nazım, Peyami'ye kıyasla mutlu azınlığın temsilcisidir. Az çok ciddi bir tahsil görmüş, kanlı canlı, ya­kışıklı bir paşazade. Şımarık, küstah ve bahtiyar. Peyami do­ğuştan hasta, doğuştan yoksul. Nazım, parlak birkaç manzu­me yazarak, çevresinin büyük ilgisini fethetmiş. Peyami, bü­yük zekasına rağmen, kalemiyle kuyu kazmak zorunda. Bir kelimeyle Peyami'nin yeri sol, Nazım'ın sağ. Talihsiz Peya­mi ile aristokrat Nazım, kısa süren bir dostluktan sonra, bir­birlerinin can düşmanı olurlar. Gladyatör döğüşüne bayılan işsiz güçsüz ve davasız çevreler, bu kini körükler. Darbele­ri saymakla keyiflenenler, iki büyük zekanın birbirini hırpa­layışını sadist bir zevkle takip ederken, düşünce hayatımız onulmaz yaralarından birini daha alır. Mefhumlar biraz da­ha karanlıklaşır. O dönemin en güçlü nesir üstadıyla en ka­biliyetli şairi jurnalci derekesine düşerler. Peyami-Nazım ... lkisi de Türk dilinin eşsiz birer mimarı. Bize düşen, bu iki düşman kardeşi günahlarından sıyırarak anlamak ve muhabbetle bağrımıza basmaktır. Kendi yarattı­ğımız kin, hepimizi yutacak kadar korkunç bir uçurum ha­line geldi. Bu aydın yamyamlığına bir son verelim.
Sayfa 275·Kitabı okudu