Beni zorla yaşatacaklar, Momo. Hastanede yaptıkları hep budur. Buna uygun yasaları var. Gerekenden fazla yaşamak istemiyorum. Hem artık gerekli değil. Yahudiler için bile bir sınır vardır. Ölmemi engellemek için bana eziyet edecekler. Bizzat bu iş için hazırlanmış hekimlik yasası dedikleri bir zımbırtı var. Salyan sonuna kadar akar ama ölme hakkı vermek istemezler, çünkü bu hak ayrıcalıklı kılar. Yahudi bile olmayan bir arkadaşım vardı. Geçirdiği bir kaza yüzünden ne kolu kaldı ne bacağı. Ama kan dolaşımını inceleyeceğiz diye hastanede on yıl daha acı çektirdiler. Momo, sadece tıp bunu gerektiriyor diye yaşamak istemiyorum. Aklımı yitiriyorum, farkındayım ve tıbbı onurlandırmak adına yıllarca komada yaşamak istemiyorum. Dolayısıyla eğer beni hastaneye yatırma konusunda Orléans dedikoduları işitirsen arkadaşlarına söyle bana iyi bir iğne yapsınlar , sonra da kalıntılarımı kıra atın. Çalıların arasına ama; rastgele bir yere değil. Savaştan sonra on gün kırlardaydım, hiç o zamanki kadar rahat soluk almadım. Astımıma şehirden daha iyi geliyor. Otuz beş yıl boyunca kıçımı müşterilere verdim, şimdi de doktorlara verecek değilim. Söz mü?
Fransa gibi büyük ve güzel bir ülkede yaşlı bir kadın ya da erkek görmek insana acı verir. İnsanların başında zaten yeterince dert var. Yaşlı kadın ve erkekler artık bir işe yaramazlar, kamusal yararları yoktur, bu nedenle kaderlerine terkedilirler. Afrika'da insanlar kabilelerde toplaşmıştır. Yaşlılar öldüklerinde sizin için çok şey yapabilirler. Bu yüzden çok revaçtadırlar. Fransa'da bencillik nedeniyle kabile yok. Mösyö Valumba Fransa'nın tamamen kabilesizleştiğini ve bu nedenle birbiriyle dayanışma içinde olan ve bir şeyler yapmaya çalışan silahlı çeteler olduğunu söylüyor.
...zira dini törenle gömülmek istemiyordu. Önce bu Yahudi kadının Tanrı'dan korktuğunu ve törensiz gömülerek ondan kurtulmayı umduğunu sandım. Hiç de böyle değildi. Tanrı'dan korkmuyordu, ama artık çok geç olduğunu söylüyordu, olan olmuştu, Tanrı'nın gelip de ondan özür dilemesi gerekmezdi artık.